Ayten YÜKSEL


BU ZOR GÜNLER DE GEÇECEK!

BU ZOR GÜNLER DE GEÇECEK!


Kıymetli Okurlar, bildiğiniz gibi 2020 yılına maalesef birçok olumsuzlukla başladık. Ülkemizde ve Dünyada meydana gelen bu olumsuzluklara bir yenisi daha eklendi. Bu zamanda, bu şartlarda, onca gelişmeler kat ettiğimiz bu yüzyılda, salgın hastalıktan dolayı evlerimizden çıkamayacağımızı rüyamda görsem inanmazdım. Ama bu bir rüya değil, gerçek. İnsanlar ölüyor, hem de büyük bir hızla. Yaşananlar film gibi, yazık ki bu filmin içindeyiz. Bu salgını göz ardı edip uyulması gereken kurallara uymayan bütün vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Evet, bizler birbirimize olan sevgimizi sarılarak göstermeye alışkın bir toplumuz. Fakat bundan sonra tokalaşmayı, öpüşmeyi, kucaklaşmayı bir kenara bırakacağız. Önce kendi sağlığımız, sonra da sevdiklerimiz ve insanlık için tedbir almak ve üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Bazen olacağın önüne geçilmez, doğru. Ama ben tedbirimi alayım, takdir Allah’tan demeliyiz.

Yeryüzünde yaşanan onca felaket; savaşlar, depremler, yangınlar, işkenceler, cinayetler, adaletsizlikler… Şimdi de dünya bir imtihandan geçiyor. Şöyle bir durulmalı, tevekkül etmeli, özüne dönmeli, kalbinin sesini dinlemeli, kabullenmeli insan. Aldığı her nefesin ne büyük bir nimet olduğunu, attığı bir adımın dahi ne kadar değerli olduğunu idrak etmeli. Sahip olduğu özgürlüğün paha biçilemeyen bir zenginlik olduğunu fark etmeli. Tam da farkındalık zamanı ey insanoğlu!!!

Fiziksel sağlığına dikkat ederken psikolojik sağlığını da ihmal etmemeli. Onca insanın ölüm haberini dinlerken, mutlu olmak zor elbette. Ancak panik yapıp sonrasında tamiri güç olan korkulara kaptırmamalı kendini. Zihninde derin yaralar açmaktansa, gereken tedbirleri aldıktan sonra, içini ferah tutmalı. Her gün televizyonlarda, sosyal medyada covıd-19 hakkında sayısız bilgilendirme ve uyarı yapılmasına rağmen bunlara uymamak çok büyük bir sorumsuzluktur. Hele de ayrım yapılmaması gereken, sevdiklerimizi kaybetmekle sınandığımız böyle bir durumda bile siyaset yapmak da çok yanlış. Farklı görüşlere sahip olmamıza rağmen gerekirse bir lokma ekmeğimizi bölüşür, her birimizin derdini kendi derdimiz biliriz biz. Düşüncelerimiz ne olursa olsun, birbirimizin arkasından iş çevirmek yerine birbirimizin kıymetini biliriz biz. Böyle zor zamanlarda ürün tedarikçilerinin de, elini vicdanına koyması gerek; bu durumu fırsat bilip, ihtiyaç olan bir malzemeyi olması gerekenden daha yüksek bir fiyata satması, stokçuluk yapması, halkı galeyana getirmesi son derece yanlış ve üzücü bir davranıştır. Bizler de tüketici olarak panik havasıyla hareket ederek, ihtiyacımızdan fazlasını alıp başkalarının hakkına girmemeliyiz.

Bu sancılı süreçte gecesini gündüzüne katarak çalışan, bizim gibi evde kalma şansı da olmayan; başta Sağlık Bakanımız ve tüm sağlık çalışanlarımıza, Kolluk Kuvvetlerimize, işi gereği dışarıya çıkmak zorunda olan tüm çalışanlarımıza can-ı gönülden teşekkür eder, kolaylıklar dilerim.  İyi ki varsınız. Hepimiz üzerimize düşeni yaparak onlara yardımcı olalım, hep birlikte bu zor günleri de geçirecek,  normal hayatımıza devam edeceğiz.  Sağlıcakla kalın...