Av. Ezgi KARA BAYRAKTAR


EKSİK KADIN OLMAK

EKSİK KADIN OLMAK


                                                                           

Savunmaya geçtik. Çünkü yaşam pratiğimizde bir tehdit var sürekli. Herkesin yargılayıcı ve değerlendirici bakışlarına maruz kalıyoruz. Bazen fark ederek bazen bilemeden. Ama çoğu da aynı denklem üzerine. Eksik kadın olmak.

Kadının başarısı nedir sizce? Anne olmak; börek yapmak; astronot olmak… Nedir kadını gözünüzde tam eden. Kadını birey olarak kabul etmek üzere nedir değer yargılarınız. Kadına verdiğiniz görevleri hiç düşündünüz mü bir an olsun? Kiminiz sen doğurgansın, doğurmalısın dedi, anne olmak üzerinden kutsadı kadını. Kiminiz sen kadınsın ne de güzel yemek yaparsın dedi, marifetiyle sınadı kadını. Kiminiz meslek tercihlerini yargıladı, kiminiz hayatı yaşama şeklini yadırgadı.

Kurallar koydunuz daha küçük bir kız çocuğu iken bile. Etek boyumuzu, ince çoraplarımızı okullarda, başörtümüzü mecliste tartıştınız. Kahkahalarımızın bile yüksekliğinden korkar oldunuz. Bize soran olmadı. Küçük erkek kardeşimize öğrettiler araba kullanmayı, biz uzaktan izledik. Masayı annemizle birlikte toplarken, top oynadı ağabeylerimiz. Hep aklımızın köşesinde kendimize bile itiraf edemediğimiz o korkuyla yaşar olduk. Eksik miyiz?

Kitapları göğsümüze bastırarak, önümüze bakarak, gülmeden yürüdük yollarda. Beden dilimize bile yansıdı kaygılarımız. Her kadın öldüğünde acaba sıradaki bir yakınımız mı ya da biz miyiz diye korktuk. Korkuyla büyüttünüz içimizdeki kız çocuğunu. Kıyafetlerimiz, var oluş amacımız, mesleğimiz, hayallerimiz üzerinden hep değerlendirdiniz, sınava tabi tuttunuz. Anneliğimiz, emzirmemiz, çocuklarımızı büyütüşümüz bile sınav oldu bizlere bu baskı ütopyasında. Ayırdınız bizleri kız ve kadın diye. Kadın olmaktan korkarak büyüttünüz. Sonra da evlenmeyenleri kınadınız, evde kaldı dediniz ayırdınız. Ne yapsak olmadı….

Okuduk, meslek sahibi olduk ayrımcılık yaptınız. Yürüdüğümüz yolları engellerle doldurdunuz. Anne olduk, evimize kapandık. Anneliğimizi sınava tabi tuttunuz. Hayallerimizin peşinden koştuk, dünyayı gezdik mesela. Özgür kız dediniz hafif meşrep olduk. Özgür olmak, hafif meşrep olmakla aynı oluverdi bir anda.

Kadın demekten bile korkar olduk birbirimize. Bilemezdik ki kız mıyız kadın mıyız biz… Bayan diyiverdik. Bayan öğrenciler, bayan sporcular, bayan avukatlar, bayan doktorlar… Halbuki kadın olmak bekaret üzere değil, insan olmak üzere bir şeydir. Cinsiyet üzerinden ne kutsanmak istiyoruz ne de pozitif ayrımcılık. İnsan olmak düzleminde eşit yaşamak istiyoruz. Hayalimiz bu.

Gerçekten eksik sayılmayacağımız günlerin hasretiyle…