Mehmet Ali AYDIN


GERÇEK MÜFLİS

GERÇEK MÜFLİS



Allah Resulü (SAV) Efendimiz bir gün ashabına:
"-Müflis kimdir, biliyor musunuz?" diye sormuştu. Onlar da:
"-Bize göre müflis, parası ve malı olmayan kimsedir." şeklinde cevap verdiler.
Resulullah (SAV) Efendimiz şöyle buyurdu:

"-Şüphesiz ki ümmetimin müflisi şu kimsedir:
Kıyamet günü namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerden hasıl olan sevaplarla gelir. Fakat şuna kötü söz söylediği, buna zina isnad ve iftirasında bulunduğu, şunun malını yediği, bunun kanını döktüğü ve şunu dövdüğü için iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir. Üzerindeki kul hakları bitmeden sevabı biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yüklenir ve neticede cehenneme atılır." (Müslim, Birr, 59; Tırmizi, Kıyamet,2/2418; Ahmet, II, 303, 324, 372)
İşte gerçek iflas budur. Kul -Allah Korusun- Cennet'e gideceği yerde Cehennem yolcusu olur.

Süfyan-ı Servi (RA) şöyle buyurmuştur:
"Allah (CC) Hazretlerinin huzuruna, O'nunla senin arandaki yetmiş günah ile çıkman, seninle kullar arasındaki bir günah ile çıkmandan senin için daha hafiftir."
Bu sözle alakalı olarak, tefsir, hadis ve fıkıh alimi imam Kurtubi:
"Bu söz doğrudur. Zira Allah Teala gani ve cömerttir, Ademoğlu ise fakir ve yoksuldur. İnsan o gün, üzerindeki günahı uzaklaştıracak bir haseneye bile muhtaçtır ki, Mizan'ı ağır bassın, hayır ve sevabı çok olsun."

Buyurun paçanız yiyorsa, istediğiniz kadar kul hakkı yiyebilirsiniz.
Ne acıdır ki, iki kişi bir araya gelince en çok yaptığımız şey kul hakkına tecavüz etmek. İşimiz gücümüz, kim nerede,kiminle ne yaptı onun dedikodusunu yapmak.
Yaptığımız ve yapacağımız hayırlı işleri bir çırpıda harcayarak öbür tarafta müflis olmayı ne kadar çok da seviyoruz.
Boş verin kim ne yaparsa yapsın. Bize ne bundan, biz kendi yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. Kendi dersimize çalışalım.
Herkes bildiği gibi yapsın, yaptığının hesabını da verir. Onların hesabına ortak olmayalım.