Soner ÖZDEMİR


OKUMAK AMA NEYİ VE NASIL


Yazı yazmak diye başladığımız yazı maceramıza okumakla devam ediyoruz işte. Şimdiki yazımızın başlığı okumak olmakla birlikte asıl okumanın ne olduğu ve nasıl bir okuma yapılması gerektiği üzerine tefekkür edeceğiz.

Okumanın Kur’an’ın ilk emri olduğu edebiyatı çokça yapılır. Dinimizde okumanın ne kadar önemli olduğu, dinimizin ne kadar önem verdiği anlatılır hep ama nasıl ve ne okunacağı hakkında ayrıntıya girmeyiz nedense. İşimize gelmez öyle ayrıntılar bizi çok boğar. Hatta Mevlana’nın sözüne uyarlama bile yapabiliriz isterseniz; “Oku ne okursan oku...” gibi.

Gerçekte ise böyle değildir kesinlikle çünkü dikkat ederseniz okumuş cahil de çoktur piyasada. Bu da şunu gösteriyor ki okumanın da bazı prensipleri ve kuralları vardır. Öncelikle şu soruya cevap bulalım; “Ne okuyacağız yada neler okumalıyız?” Şu kesin ki öncelikle dinimizi, Allah’ın bize yaşamamız için gönderdiği Kitab’ı okuyacağız. Bu okumanın da bir sırası ve düzeni olacak tabiki. İlmihalden başlayıp  hmet

Haşim’in de dediği gibi “ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden” hesabı sırasıyla fıkıh, tefsir, hadis gibi ilimleri okuyacaksın. Niye önce bunları söylediğime gelirsek, dünyevi bir takım ilimleri okuyabilmemiz için dinimizi iyi bilmeliyiz. Çünkü Yüce Yaratıcıyı bilmeyen dünyayı nasıl bilsin. Rabbini tanımayan dünyayı neylesin. Bu

ilimleri tahsil edip sonra da dünyevi ilimlere devam edebiliriz. Kainatı okuyabilmemizin zaten tek yolu da dinimizi ve Rabbimizi iyi tanımaya da bağlıdır. Yoksa Allah Korusun halimiz nice olur.

Şimdi ise “Nasıl okuyacağız? Sorusuna cevap bulmaya çalışalım. Cebrail (a.s.) Peygamberimize gelerek O’na oku dedi ama okuma ve yazma bilmeyen, ümmi birisine oku emrinin gelmesi de çok manidardır. Bu bağlamda burada okunacak ne bir metin, ne bir yazı vardı önlerinde. Peygamberimize gelen bu emir de şunu ifade ediyordu. “Hayatı, yaşamın gayesini, insanları, kainatı düşün ve tefekkür et” demekti. Yani anlayacağınız salt okumaktan ibaret değil o ilk emir. Tefekkür etmek, aklını kullanmak zaten Kur’an’ın bir çok ayetinin sonunda

yer alarak bize okumanın yanında asıl yapmamız gerekeni işaret ediyor. Hem zaten düz okumakla insan kendini geliştiremez, bu sadece ezbercilikten öteye insanı taşımaz.

İnsan okudukça tefekkür edecek, düşünecek. Hatta “İnsan hayalleriyle yaşar” misali tasavvur edecek ve bu tasavvurlarının peşinde koşacak. Ancak bu manada okumak insanı canlandırır ve hayat verir. Yoksa düz okumak insanı tembelleştirir ve boşu boşuna bir emek haline gelebilir.

Yine Rabbimiz “Oku” emirinin peşinden de nasıl okuyacağımızı açıklıyor zaten. “Yaratan Rabbinin adıyla oku” diyerek insana, hayata ve kainata Rabbimizin bize vermiş olduğu düşünce tarzıyla bakmamızı buyuruyor. Yani anlayacağınız dünyevi ilimler bile Allah’sız, Kur’an’sız okunmuyor. Her ne okursak okuyalım şu kesindir ki

 

“Bütün kitaplar tek bir kitabı anlamak için okunur”... Selam ve dua ile...