Bay Ceksın, yüklü bir miktarda parayı Stiv’e uzatarak:
-Lütfen alın delikanlı, dedi. Bu iyiliğin parasal karşılığı değil bu, sadece bir jest. Söyle bana, sana yapabileceğimiz bir yardım var mı?..
Stiv, son derece mahcup olmuştu:
-Teşekkür ederim, mazur görün, kabul edemeyeceğim.
Bayan Ceysin ısrar etti:
-Lütfen ama. Az kalsın ölecektim sevgili Stiv. Lütfen kabul edin!..
Genç, yaptığının normal olduğunu söyleyerek izin istedi ve lobiye indi.
Çeksın ve karısı, hala olayın şokundaydılar.
Ceksın:
-Bir genç, tanımadığımız, daha doğrusu henüz yeni tanıdığımız bir delikanlı.. Dünyada hiç olmamış bir şekilde oksijen tüpünü yemek arabasının içine koyuyor... Hayretlik bir olay..
Karısı;
-Ben madde ötesi, mâneviyata inanan biriyim. Olur mu olur..
-Bu delikanlı ile daha yakından tanışmalıyız Ceysin.
-Tanışmalıyız..
Stiv, lobide oturuyordu. Muhtemelen biraz önce gördükleri ve yaşadıkları ile meşguldü zihni. Bu sırada otele biri girdi; bir genç kız.
Danışmaya vardı:
- Merhaba..
Danışman görevlisi bayan:
- Merhaba, diye karşılık verdi. Buyurun bayan..
Bu genç kız, Liz idi:
- Stiv’le görüşmek istiyorum, dedi.
- Lütfen lobiye bakın, dedi öteki.
Liz, heyecanını bastırmaya çalışarak lobiye geçti. Sevgilisi Stiv kendi halinde oturuyordu. Arada bir de, neyi içerdiğini bile anlamadığı televizyondaki programa göz atıyordu.
Liz, baş ucuna geldi. Genç hala kendi içindeydi.
Genç kız:
-Ben geldiiimm, diyerek şakavari olarak fısıldadı..
Stiv, birden bire başını kaldırdı, hemen ayağa kalktı:
-Aaa merhaba Liz. Sürpriz Yaptın..
Kız, biraz mahcup olmuştu. Çünkü annesini babasını görmek için gelmişti. Delikanlı az da sonra, bir nebze de olsa hayal kırıklığı yaşayacaktı, kız konuşup da ne için geldiğini söylediğinde.
Stiv, Liz ile beraber aynı fakültede okumaktaydı ve burada geçici olarak çalışmaktaydı. Buna ihtiyacı vardı. Oysa Liz, çok zengin bir ailenin kızıydı. Buna rağmen aralarında duygusal bir ilişki kurulmuştu. Birbirlerini gerçekten seviyorlardı ve Liz, mektubunda işte bu gençle evlenmek istediğini yazmıştı. Aşk; fakirlik, zenginlik, nam, şan, etiket diye bir sınır kabul etmezdi çünkü.
Liz, sevgilisini de kırmamak için:
-Hem seni görmeye geldim, hem de annemi ve babamı dedi.
Stiv, şaşırdı:
-Annen ve baban bu otelde mi imiş?
-Hı hı..
-Kaç numarada?
-104.. .
-104 mü dedin?
-104..
Stiv, bocalamıştı. Uz, bunu anlamıştı. Bir tuhaflığı vardı sevgilisinin:
-Stiv, niçin bu kadar şaşkınsın?
-Yok bir şey..
Liz:
-Gel birlikte çıkalım yukarı.
Stiv, itiraz etmedi, edemezdi zaten, çünkü böyle bir fırsat bir daha ne zaman ele geçerdi ki?..
104’e çıktılar.
Liz annesi ile babası ile kucaklaştı, öpüştü. Sonra da:
-Baba, dedi, Stiv ile tanıştınız mı?
Hem annesi hem babası:
-Evet, bize büyük iyiliği var Stiv’in, dediler.
Stiv, biraz mahçupça olanları seyrediyordu.
Karı koca, kızlarının böyle biri ile evlenmek için anlaşmasından dolayı son derece mutlu oldular ve Stiv’den ne kadar memnun kaldıklarını söylediler.
Bir ay sonra görkemli bir düğünle Liz ve Stiv evlendiler..
SON
