reklamy

Mehmet Ali AYDIN


27 MAYIS

Bu millet asanları da asılanları da asla unutmayacak. Asanları lanetle, asılanları da rahmetle anacak.


Bu millet asanları da asılanları da asla unutmayacak. Asanları lanetle, asılanları da rahmetle anacak. Sebep olanları da lanetleyecek dünya durdukça. Tek parti iktidarına 1950 seçimleri ile son veren Adnan Menderes ve yol arkadaşlarına kendilerini memleketin sahibi sananlar ancak 10 sene tahammül edebildiler. Aslında Adnan Menderes ve arkadaşları da tek parti döneminin siyasileri idiler. Politikaya CHP içerisinde başlamışlardı. Menderes ve arkadaşlarının idaresi sırasında "özgürlük istiyoruz" diyerek başbakanın yakasına yapışanların kışkırtmaları ile 27 Mayıs 1960 yılında orduyu göreve çağıranlar ihtilaller döneminin de kapısını aralamış oldular. Ve bundan sonra halkın oyu ile iktidara gelemeyenler her on yılda bir halkın iradesini gasp ederek halkın seçtiklerini iktidardan uzaklaştırdılar. 1960 ihtilali öncesi iktidara göz dağı veren İkinci Adam İsmet İnönü: " Sizi ben bile kurtaramam" diyordu.O ve onun yandaşlarının kışkırtması ile Menderes ve arkadaşları ihtilalle devriliyor. "Sizi buraya gönderen güç böyle istiyor diyen mahkemelerde yargılanıyorlar ve Menderes ve iki arkadaşı darağacında sallandırılıyordu. Demokrasi tarihimizin kara lekesinin  yıl dönümü 27 Mayıs. İhtilalin Başındaki Cemal Gürsel yıllar sonra ölüm döşeğinde şöyle itiraf ediyordu:" CHP'den ve İsmet İnönü'den gelen ağır baskılara dayanamadım. Çok büyük bir haksızlık yapıldı. Bu içimde bir yaradır. Üzgünüm Menderes..!!.." Bu gün de aynı oyunlar sahnelenmeye çalışılıyor. Verilen mesajlara bakarsanız bunu daha iyi anlarsınız. Müslüman bir delikten bir yılana bir kere sokulur. Akıllı olun! RIZIK ALLAH'TANDIR "Şeytan sizi fakirlikle korkutarak cimriliği ve hayasızlığı emreder; Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet vadediyor. Şüphesiz Allah; lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir." (Bakara Suresi, 268. ayet) Hasan Basri Hazretleri de buyuruyor ki: "Kur'an'ın tamamını okudum. Doksan yerde Allah'ın rızka kefil olduğunu sadece bir yerde ise şeytanın insanı fakirlikle korkutacağını gördüm. Ancak insanın Rabbinin doksan yerdeki vaadini unutup, şeytanın sadece bir yerdeki yalanına kandığını da gördüm." Yaşantınızı, yaptıklarınızı gözden geçirin ve açlıktan ve sefaletten korktuğunuz kadar sizi yaratan, size rızık veren ve rızkınızı garanti eden Allah'tan korkuyor musunuz bir bakın? Çıplak geldiğiniz dünyadan sadece bir kefenle gidecek olmanıza rağmen, dünyalık biriktirmek için hayatınızı, sağlığınızı ve sevdiklerinizi ne kadar ihmal ettiğinize bakın. Evlerimizi şöyle bir gözden geçirelim, bakalım kaç aileye yetecek eşyamız var. Hatta evimizde olup da varlığından haberdar olmadığımız, hiç kullanmadığımız ne kadar eşya var. Bizde olan fazlalıkların başka insanların ihtiyacı olup da alamadıklarını hiç düşündünüz mü? Başka sözüm yok!