Ataklı, ataklı konuşan gazeteci müsveddesinin biri, 30 Ağustos'un Kur'an okunuşu ile kutlanamayaca ğını söylemiş... Ağız bu ya, söyler...
Şöyle demiş bu gazeteci müsveddesi, "Ben anlayamıyorum. Elbette her komutan inançlı olabilir" "namazında niyazında olabilir" "son derece dindar olabilir" "Ama arkadaş ne oluyor yahu? Ordu komuta böyle eller havada Kur'an okunuyor..." "30 Ağustos Kur'an ile kutlanıyor artık. Olmaz!!!"
Olur olur! Hiç endişe etme!
Bu gazeteci müsveddesi cümlesinin başında"Ben anlayamıyorum!" diye itiraf etmiş. Bizde diyoruz ki" sen anlayamıyorsun diye yapılan iş yanlış mı oluyor? " Biz de seni anlayamıyoruz! Ne olacak şimdi? Bizim bir şeyi normal görmemiz, önce senin normal görmene mi bağlı?
Anlamak istiyorsan, bak sana anlatalım! Yardımcıolalım!
Sen diyorsun ki : “Elbette her komutan inançlı olabilir... " " Namazında niyazında olabilir.. " " Son derece dindar olabilir... "
Peki, bu özellikleri bir komutan için normal karşılıyorsun da, bu özellikleri taşıyan bir komutanın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken dua etmesini mi anormal karşılıyorsun?
İnançlı olan, namazında niyazında olan, bir insanın bu faaliyet ve eylemlerinin neticesi zaten dua ile son bulur! Dua ile biter!
Peygamberimiz Aleyhisselam "Dua, ibadetin özüdür" buyurmaktadır. Dua, bir insan için gıda ihtiyacı gibidir. Duaya karşı çıkacak bir insan düşünemiyorum... En az dindarından, en fazla dindarına kadar insan duaya muhtaçtır ve bundan memnuniyet duyar...
Sen, bir komutanın "dindar" olmasını, "inançlı" olmasını, "namazında ve niyazında" olmasını normal karşılıyorsun da, 30 Ağustos Zafer Bayram’ında Kur'an dinleyip, el açıp dua etmesini niye çok görüyorsun?
Korkma! O dua eden komutan senden bir şey istemiyor! Tüm kainatı da seni de yaratan Allahu Teala dan istiyor! Endişelenme!
Bu gazeteci müsveddesi, bir komutanın inançlı ibadetli ve dindar olmasını normal karşılıyor, yalnız bir şartla! Bu özelliklerini kimseye göstermememesi şartıyla!
Bu gazeteci müsveddesi beden diliyle şunu demek istiyor "Hangi konumda bulunursa bulunsun hiç kimsenin dini inanç ve ibadetini engelleyemiyorum. Durum böyle olunca, öyleyse bu özelliklerini bari göstermesinler, saklı tutsunlar"
Eğer bir subay bir komutan, bu özelliklerini sergiler bir şekilde belli ederse bu gazeteci müsveddesinin bundan "incindiği !" anlaşılıyor.
Kul hangi konum ve durumda bulunursa bulunsun, dua etmesi, kendi lehine, yaradandan bir şey istemesidir. Bu gazeteci müsveddesinin neden zoruna gidiyor?
Gazeteci müsveddesi "Ben" ifadesini çokça kullanıyor. Narsistler kendi fikir ve felsefeleri dışında rakip felsefe fikirlere tahammül edemezler. Çok bozulurlar.
Bakmayın siz, gazeteci müsveddesinin, komutan ve subayların "inançlı ve dindar" olabileceği, bunu normal karşılayacabileceğini belirtmesine, bu, haklı çıkmak için psikolojik bir taktiktir, bir yemdir. Kabahat sadece bu gazeteci müsveddesinde değil, aynı zamanda onu eğitim yoluyla bu hale getirenlerdedir !
