İlişikte sizlerle beraber beş fotoğraf paylaştım. Bunlardan ilk ikisi Ankara- Nallıhan ilçesi Çayırhan Mahallesinde bulunan Juliopolis şehri Nekropolü'den diğer üç tanesi Ordu-Gölköy Uluvahta yaylasında bulunan gürgen ağaçları içinden saklı kalmış fakat definecilerin yağmasına uğramış bölgeden çekilmiştir.
Nallıhan'da çekilmiş olanlar kalker kaya tabakasının oyulması ile oluşturulmuş yeraltı mezarları. Soyguna maruz kalsalar da en azından fazla tahribata uğramamışlar. İçerlerinden de altın, gümüş ve bronz eşyalar, takılar ve mücevherler çıkarılmış ve Ankara Anadolu Medeniyetleri müzesinde insanların hizmetine sunulmuş.
Ya Uluvahta'da yer alan ve henüz ne olduğu konusunda bir araştırma yapılmamış olan ve sert kayalara oyulmuş olan bu tarihi kalıntılar nedir? Barınak mıdır? Mezar mıdır? Bu konuda bir çalışma yapılmış mıdır bilemiyoruz. Bir başka açıdan bakarsak acaba yetkililer tarafından burası biliniyor mu? Biliniyorsa ne gibi bir çalışma yapılmıştır haberimiz yok.
Ben şahsen burayı paylaşalı ve yetkililere burada bunların var olduğunu fotoğrafları ile ilettim. Bilgiler verdim ama şu ana kadar bildiğim kadarı ile burası ile ilgili bir çalışma yapılmadı. Yapıldı ise de kamuoyu ile paylaşılmadı. Burada tarihi eser katliamı yapılmış, defineciler bunların çoğunu ilkel aletlerle balyoz, matkap, kazma gibi aletler tahrip etmişler.
Her iki yerdeki kalıntılarda benim acizane dikkatimi çeken iç mekan planlarının yaklaşık olarak aynı olması. Aralarında yaklaşık 800 kilometre mesafe olan bu iki yer arasındaki benzerlik beni gerçekten düşündürdü ve sislerinde kıyaslaması için burada paylaştım.
Yine Uluvahta'da burada paylaştığımdan çok daha fazla böyle kalıntıların olduğunu da bilmenizi isterim. Burayı bir doğa yürüyüşü sırasında fark ettik ve fotoğrafladım. Sonrasında bu fotoğrafları da ilgililerle paylaştım ve durumu kendilerine ilettim. Ne yazık ki bura ile ilgili bir faaliyeti duymadım ve şahit olmadım. Belki bölge bu konunun uzmanları tarafından incelense daha neler çıkabilir bilemeyiz.
Tarih hepimizin ortak geçmişi ve mazisi, eserin kimlerden kaldığı önemli değil onlar bize emanet ve biz o emanetlere sahip çıkmalıyız. Tarihini bilmeyen ve öğrenmek için gayret göstermeyenin hafızası yarım kalmış demektir.
Kalın sağlıcakla.



