Bugün, 11 Şubat 2026 Çarşamba

Levent AKTAŞ


AKIP GİDEN ZAMAN İSE…

AKIP GİDEN ZAMAN İSE…


"Su gibi akıp gidiyor zaman."

Zaman su gibi akıp gidiyor… Her geçen gün, bizi ölüme bir adım daha yaklaştırıyor. İnsanoğlu dünyaya geldiği günden itibaren her an ölüme doğru ilerliyor. Ondan kaçış mümkün değildir. Bir yerden kaçmaya çalışan kişi gittikçe ondan uzaklaşır. Ölüm hariç ondan ne kadar kaçarsak, ona doğru koştuğumuzu bir gün çok iyi anlayacağız…

Ölümü hatırlayan, zengin ise mağrur olmaz, şımarmaz, insanlara yukarıdan bakmaz. Gücü yettiği kadar herkese iyilik yapar. Fakir ise çok üzülmez. Sıkıntıların, hastalıkların biteceğini ve rahata kavuşacağını düşünür. Ölümü hatırlayan, tövbesini geciktirmez. Ölümün genç, ihtiyar ayırımı yapmadığını bilir. Ne zaman, nerede, nasıl geleceği belli değildir. Hepimiz yarına çıkacakmışçasına davranıyoruz. Ama hiç birimiz yarına çıkacağımızın garantisinin olmadığının farkına bile varmadan. Evet, yarının garantisi yok. Hatta bir saniye sonramızın da... Geçen zaman birçoğumuzun hayatında yeni gelişmeler yeni güzellikler getirse de birçoğumuzun ise hayatından sevdiklerini koparıyor. Zaman birçoğumuz için farklı şekillense de hepimizin tek ortak noktası ise her gün biraz daha yaş aldığımız ve ölüme biraz daha yaklaştığımız. Hepimiz ölüm denilen gerçeği unutuyoruz. Hepimiz sanki bu dünyada kalacakmışçasına davranıyoruz. Bu neden. Sorarım hep kendime. Sorarım kendime ama bunları söyleyen benim bile çoğu zaman bunu unuttuğum zamanlar oluyor. Hayatın telaşına gelişine kapılıp gidiyoruz. Ölümü hatırlayan, merhametli olur. Ölümü hatırlayan, kanaat sahibi olur. Fakirlikten kurtulur.