Bugün, 17 Ocak 2026 Cumartesi

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


ALA GEYİK

ALA GEYİK


Bir zamanlar bir köyde ünlü bir geyik avcısı varmış. Avcı Hasan adında ki bu kişi, her sabah av tüfeğini alır dağlara çıkarmış.

Avcı Hasan; O kadar çok Geyik avlamış ki bunlardan elde ettiği postlarla evini her tarafını donatmış.

Bu avcının bir annesi varmış. Bu kadın, oğlunun geyik avlamasını istemezmiş. Çok öğüt vermiş, ama hiç biri para etmemiş.

Avcı Hasa, yine böyle günlerin birinde tüfeğini alıp erkenden evden çıkmış. Annesi yine uyarmış:

-Oğlum, gitme. Geyikleri vurmaktan artık vazgeç. Günahtır, yazıktır. Bu gidişle, dağlarda geyik bırakmayacaksın.

Fakat Avcı Hasan, annesinin sözlerine hiç aldırış etmemiş.

Bir zaman geyik aramış. Bulamayınca çok öfkelenmiş. Ama bir geyik vurmadan eve dönememekte kararlıymış. Dağları, ormanları dolaşmış. Ağaçların arkasına gizlenerek, kendi halinde dolaşan geyikleri görmek için saatlerce beklemiş. İkindi vakti, olmuş. Bir ala geyiğin bir kayanın üzerinde nazlı nazlı bakındığını görmüş. Avcı, ustaca nişanını almış ve tetiğe basmış. Tam o sırada Ala geyik, kayanın üstünden zıplayarak gözden kaybolmuş.

Avcı Hasan, hemen ardından koşmuş. Ala geyiği gördüğü kayanın üzerine çıkmış. Bir de bakmış ki, kayanın altında korkunç bir uçurum var. Geyik avcısı, bu güzel geyiğin yaralandığını ve uçurumdan aşağı düştüğünü sanmış. Oysa ala geyik hiç yaralanmamış.

Bizim avcı, torbasından ipini çıkarmış. Bir ucunu ince bir ağaca, diğer ucunu kendi beline bağlayarak uçurumdan aşağı sarkmış. Güya, aşağılara inip, alageyiği bulacakmış. Yavaşça uçurumdan aşağı sarkmakta olan Avcı Hasan, ipin kopmasıyla kendisini yerde bulmuş. Çok ağır şekilde yaralanmış. Büyük bir pişmanlık içinde ağlayıp sızlanmaya başlamış.

Ala geyik ise, bir kayanın dibinden onu izliyormuş. Avcı Hasan’a acımış. Yanına gelerek, sütü ile yaralarını iyileştirmiş.

Avcı, kalıp evine gitmiş. O günden sonra bir daha ava çıkmamış…

(Anadolu Masalı)

Sebepsiz ve gereksiz yere, zevk için canlı öldürmek, ocak söndürmek, merhametsizce bir iştir. Sonunda büyük bir pişmanlık ve zarar insanı beklemektedir.