Bugün, 26 Ocak 2022 Çarşamba

Levent AKTAŞ


ALLAH’IN İMTİHANI ÇOK BÜYÜK!

ALLAH’IN İMTİHANI ÇOK BÜYÜK!


Geçtiğimiz son iki haftada Türkiye olarak, çok kötü günlerden geçtik. Ege ve Akdeniz kıyılarındaki illerimizde oluşan yangınlar bir tarafa, Karadeniz Bölgesi’nde yağan aşırı yağışlar sele neden oldu.

Türkiye'nin güneyinde orman yangınları ile mücadele sürerken, Karadeniz'de sel felaketi halkı mağdur etti ve büyük hasara yol açtı.

Sinop'un Ayancık ilçesinde Ayancık Çayı taştı. Taşan sularla birlikte araçlar sürüklendi. Evlerinde mahsur kalan 9 kişi, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 2 helikopterle kurtarıldı.

Bartın'ın Kumluca beldesi Akörensöküler köyünde sel nedeniyle evi yıkılan ve bu sırada sulara kapılan Arife Ünal'ı (85) arama çalışmaları ise halen devam ediyor. AFAD, Bartın'ın Ulus ilçesine bağlı 12 köye elektrik verilemediğini bildirdi. Selde araçlarıyla sürüklendikten sonra kurtarılan 13 yaralı hastaneye kaldırıldı.

Kastamonu'da benzer görüntüler yaşanırken şehrin 8 ilçesinde sel meydana geldi ve bazı köprüler yıkıldı. Henüz kayıp ihbarı yok ancak bazı kişilerin binaların çatısında mahsur kaldığı aktarılıyor.

Kastamonu'da sabah saatlerinde başlayan şiddetli yağış ile Azdavay, Bozkurt, Cide, Şenpazar, Daday, Küre, Ağlı ve İnebolu ilçelerinde sel meydana geldi. 5 bin nüfuslu Azdavay'da dereler taştı, ilçe merkezi sular altında kaldı.

Çok sayıda ev ve iş yeri de sel nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Binaların bodrum katlarında mahsur kalan 40 kişi, belediye ekiplerince kurtarıldı. Elektrik direklerinin devrildiği ilçede tarım arazileri de zarar gördü.

Geçmiş dönemlerde böyle bir şeyin meydana gelmediğini ve bu yıl ilk defa böyle bir yağışın sele neden olduğunu insanların bakışları ne kadar korku dolu anlar yaşadıklarını adeta gözler önüne seriyor.

İnebolu'ya bağlı Özlüce köyünde ise Zarbana Çayı taştı. Köy sular altında kaldı ve yerel halk evlerini terk etti. Bazı köylüler ise evlerinde mahsur kaldı. Araçlar, sel ile birlikte Karadeniz'e sürüklendi. Elektrik ve telefon şebekesinin çekmediği köyde büyük hasar oluştu. Zarbana Çayı'nın kenarındaki diğer köylerde de aynı manzara meydana geldi.

Tüm bunları anlatırken bile tüylerim diken diken oluyor. Allah’ım hiç kimseye yaşatmasın. Rabbim kimseyi evsiz, yuvasız koymasın. Tabii ki kimsenin evi, yuvası, yıllarca birikim yaptığı malı mülkü gitmesin ama ‘cana geleceğine, mala gelsin’ denir ya, burada da böyle olmasını diliyorum. Rabbim, ülkemize bir daha bu tür felaketleri göstermesin. Allah’ım bizleri bu tür felaketlerle imtihan etmesin. AMİN…

Bugüne kadar insanoğlunun doğaya verdiği zarar bir tarafa, Allah’ını tanımayan, Müslümanım diyen ama İslam dininin şartlarını yerine getirmeyen, İslam coğrafyası üzerinde yaşayıp her türlü pisliği çevirenlerin dönüp de kendisine bir kere bakması gerekmiyor mu?

Rabbim belki de bize gelip geçici olarak sunduğu bu dünyanın nimetlerine fazla taptığımızı, ahiret hayatı için ya da O’nu unuttuğumuzu fark ederek, kendisini bir şekilde hatırlatmaya çalışıyor olabilir mi?

Fakat insanoğlu ne yazık ki, geçici dünya heveslerine aldanıp yine yapacağını yapıyor. Her türlü pislik bizde! Kadın cinayetleri, tecavüz, hırsızlık, gasp, adam öldürme, dedikodu yapma, kul hakkına girme ve daha birçok neden sayabileceğim o kadar kötülük var ki, anlatamam. Allah’ım kimseyi bu duruma düşürmesin. Rabbim hem bu dünyada hem de öbür dünyada imtihanlarımızı kolay eylesin. Bizi Rabbimin yolundan ayırmasın.