Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde bir eşek varmış. Bu eşek, sesinin çirkinliğinden dolayı herkesten utanıyor ve kaçıyormuş. Başkalarının alaycı bakışları, arkasından yapılan kötü konuşmalar, canını çok sıkıyormuş.
Bu hâlinden nasıl kurtulabileceğini düşünmeye başlamış. Başını alıp ormanlara gitmiş. Orada, her hayvanın aslandan korktuğunu ve saygı gösterdiğini görmüş. Eşek; “Bir aslan postu bulursam işim iş.” Demiş. Öyle yapmış, böyle yapmış; bir aslan postu bulup sırtına geçirmiş. Artık, hâlinden memnunmuş. Bundan sonra göğsünü gere gere dolaşacak; kendisi ile alay edenlere hava atacakmış.
Ormanların en kurnaz hayvanı olan tilki, eşeği görünce gülmeye başlamış:
Eşek öfkelenmiş:
- Ne gülüyorsun? Sana ağır bir bedel ödetirim. Karşımda sırıtıp durma, diye çıkışmış.
Tilki, gerçeği biliyormuş:
- Bırak bu numaraları, demiş.
Tilki sözüne devam edemeden, eşek öyle bir anırmaya başlamış ki, anında bütün hayvanlar oraya toplanmış. Eşeğin şaşkınlığı üzerindeymiş.
- Bak, bütün hayvanlar seninle alay ediyor...
Olanlardan rahatsızlık duyan eşek kaçmak üzereyken, tilki:
- Dur, bir dakika! Diye seslenmiş.
Eşek, ne yapsın? Utancından ve şaşkınlığından olduğu yerde kalmış. Tilki, söyleyeceğini söylemiş:
- Her ne kadar sen, aslan postu giyerek kılık değiştirsen bile, bu sana sadece görünüşte bir farklılık sağlar. Bu ses, seni her yerde ele verir. Öyle ise, önce bu sesi değiştirmelisin!...
(Fransız Masalı)
Kılık-kıyafet değiştirmekle ancak dış görünüş değiştirilebilir
