reklamy

Abdullah ALTAŞ


‘ATAKLI’CA

‘ATAKLI’CA


 

Ataklı soyadında basın dünyamızdan tanıdığımız bir şahıs var. Bu şahıs konulara her zaman olduğu gibi atak! bir şekilde girmektedir.

Ülkemizde, malum koronavirüs bulaşıcı mikrobundan dolayı hassas bir dönem geçirmekteyiz. Milyonlarca çocuğumuzun bu mikroplardan korunması sağlığını muhafaza etmek için okullarımızdaki eğitim ve öğretime bir süreliğine ara verildi. Ancak devletimiz çocuklarımıza eğitim ve öğretimden mahrum kalmaması için internet ve televizyon üzerinden adeta okulu, öğretmeni, öğrencinin evi ne taşımış onları yardımcı olmuştur. Üstelik    bu durum çok çağdaşça ve takdire şayandır. Gelelim şimdi diğer bir konuya.

Basından televizyondan tanıdığımız her konuşması, yorumun atakça! olan bir şahıs kısa adı EBA (Eğitim,Bilişim,Ağı) olan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kurulan bu uygulamasında televizyonda, internette ders anlatan öğretmenin başörtülü olmasına fena takmış bunu hazmedememiştir. Başörtülü öğretmen çocuklara rol model olarak takdim edilmemeliymiş! Bu şahıs bilmiyor muki bu ülkeyi kurmuş bir çok insanın annesi başörtülü. Başörtülü o annelerin çocukları bir çok kahraman yetiştirmiştir. Bu şahıs, istiyor ki; Biz veya ülkemizin tüm insanları bu şahsın görüşlerine göre hareket etsin. Bu şahıs demek istiyorki "Benim felsefem, benim aklım, benim idealim, sizinkiler den daha önceliklidir. Diğerlerinin istek, arzu, ideali, inancı, felsefesi ikinci plandadır. (Hatta ikinci planda bile değildir.)" Bu şahıs demek istiyorki; "Ben doğruyum iyi düşünüyorum sizden akıllıyım. Sizin aklınız benimki kadar çalışmıyor. Niye benim gibi düşünmüyorsunuz!" Atak konuşması bu ızdıraptan kaynaklanıyor. Acınacak ve gülünecek bir durum.... Ülkemizin insanları, her birimiz hasta olduğunda hastanelere gitmişizdir. Bir çoğumuz orada bizlere şifa dağıtan sağlığımızla ilgilenen onlarca başörtülü olmayan bayan doktorla karşılaşmış ve muhatap olmuşuzdur. Ülkemizde hemen hepimiz öğrencilik hayatında başörtüsü olmayan bayan öğretmenler tarafından eğitilmiş ve öğretilmiştirizdir. Hiçbir zaman onlara sizin başörtünüz yok biz sizlerin verdiği eğitim ve bilgiyi kabul etmiyoruz, dememişizdir. Saygılı olmuşuzdur. Başörtülü olmayan bayan öğretmen arkadaşlarımız olmuştur. Asla onları dışlamamışızdır. İnsani diyalogları kesmemişizdir. Hatta hayır işlerinde onlarında önde olduklarına şahit olmuşuzdur. Bu örnekler çoğaltılabilir.

Gerek dünyamızın, gerek ülkemizin korona virüs sıkıntısı çektiğimiz günlerde atakça! konuşan şahıs! Senin nereden aklına geldi? bu başörtüsü. Bu ne kin? Bu ne nefret? Hiç koronavirüsten korkmadın mı? Hiç sağlığından endişe etmesini? Ülkemizde başörtülüsü de, başörtüsüzü de bizim insanımızdır. Biz bir arada yaşama yeteneğine sahibiz. Eğer sende böyle bir yetenek yoksa yeteneğini geliştirmenin tavsiye ederim. Korkma! zararlı çıkmazsın faydasını görürsün. Atakça konuşan şahsa şu tavsiyede bulunmak istiyorum."Her ağzına geleni söylersen, işitmek istemediğin sözler duyarsın." son olarak şu cümleyi söylemek istiyorum."Farklı düşüncelere sahip olup bir arada hoşgörü ile yaşamanın adıdır insanlık."