Futbol dinine ve onun tanrısına iman edenler son birkaç gündür aklımızla alay edercesine bizimle eğleniyorlar. Neymiş efendim “Süper Kupa Finali” nedeniyle Suudi Arabistan’a giden sözüm ona iki güzide kulübümüz daha önce anlaşılıp sözleşilenlere ilaveten son dakika da yeni isteklerde bulunmuşlar ve bu istekleri kabul edilmeyince de sahaya çıkmayarak geri dönmüşler.
Önce empati yapalım ve şöyle düşünelim; iki Suudi takımının bizim ülkemizde final maçı yaptığını ve maçtan aylar önce imzalanan protokol dışında maça saatler kala bizim yeni isteklerimiz var, biz maça çıkmadan ısınmaya çıkarken devletimizin kurucusu Karl Abdülaziz’in posterinin basılı olduğu tişörtlerle çıkacağız. Maça çıkarken de “Ne mutlu Arap’ım” ve “Yaşasın Şeriat Düzeni” yazılı afişlerle çıkacağım deseler tavrımız ya da tavrınız ne olurdu. Lütfen kıvırmadan cevap verin.
Bir başka açıdan daha önce Almanya’da da bu tür maçlar oynadı takımlarımız orada da böyle istekleri oldu mu? Bu iki takımımız daha bir hafta önce Ülkemizde de maç yaptılar. O zaman bu eylem neden akıllarına gelmedi. Yapsalardı da kimse de bir şey demezdi. Bu maçı biz farz edelim ki Yunanistan, Bulgaristan, Kıbrıs Rum Kesiminde veya İngiltere gibi bir ülkede yapsaydık acaba Arabistan’da yapmak istedikleri eylem akıllarına gelir mi idi? Veleyki geldi o ülkelerde bunu isteyip yapabilirler mi idi?
Çok da fazla uzatmak istemiyorum ama bu olay birden bizim gündemimizin tamamen alabora etti ve her şeyin üzerine sünger çektirdi. Biz Suudilere efelenmek suretiyle Güneydoğuda Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki terör olayları durdu. Birkaç gün önce kahpe teröristlerin ateş açması sonucu şehit verdiğimiz on iki kahraman unutuldu. Milletin parası ile mecliste beslediğimiz terör sevici hainleri ve onlarla gizli kapaklı seçim pazarlığı yapanları halının altına süpürdük.
Bu kulüplerin şimdiye kadar hovardaca harcadığı transfer paraları, milyarca lira borçları ve bu paraları çarçur eden futbolun başındaki iş bilmez yöneticileri unuttuk. Hatta bu yöneticileri aklı evveller vatan kurtaran kahramanlar yaptılar. Hatta Suudilere kafa tutmayı öyle kutsadık ki sanki bu takımlarımız Dünya ve Avrupa şampiyonu postuna büründüler.
Futbolu din edinen özürlülerde onların değirmenine su taşımak suretiyle ülke gündemini birdenbire değiştirdiler. Faiz nerede ise yüzde ellilere tırmanmış, milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşıyormuş, pahalılık almış başını gitmiş, kiralar uçmuş, yolsuzluk, adam kayırma, rüşvet almış başını gitmiş. Hak ettiğiniz şeyleri bile torpilsiz alamaz olmuşsunuz. Emanet ehil ellere verilmez olmuş. Varsın olsun önemli mi? Suudilere kafa tutup itibarımızı kurtardık ya. Gerisi önemli değil.
Bizi işte böyle suni gündemlerle oyalayıp birileri malı götürüyor, biz de bön bön bakıyoruz. Tuhafıma giden ise olayın aslını astarını öğrenmeden, bilmeden fanatizmin doruklarında yüzdüğümüz için araştırıp öğrenmeye de ihtiyaç duymadan sosyal medyayı yangın yerine çevirdik. En çok şaşırdığım da aklı selim olarak kabul ettiğin bazı arkadaşlarımın da ellerinde birer teneke gaz yağı ile yangın söndürmeye gitmeleri. Allah’ım! Ne cevherler yumurtalamışlar akla hayale gelmeyen övgüler ve sövgüler gırla gidiyor. Yapmayın etmeyin Allah aşkına.
Halbuki Peygamberimiz (SAV); “Özür dilemeni gerektiren bir sözü söyleme!” buyuruyor. Hz. Ebu Bekir:” Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini iyi düşün!” Yine Peygamberimiz (SAV); Ey İbn-i Abbas! İnsanlara akıllarının almayacağı bir söz söyleme. Zira böyle yapman fitneye düşmelerine sebep olur.” Hazreti Mevlâna da:” Körler çarsısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma” diye nasihat etmişlerdir. Yine Peygamberimiz (SAV) bir hadislerinde yapılabilecek en hayırlı ibadet ve davranışın. “Hayır konuşmayacaksa susmak” buyurmuşlardır ve devamında da.” Allah hayrını versin ey Muaz! İnsanları yüz üstü cehenneme sürükleyen, dillerinin söylediğinden başka nedir ki? Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, ya hayırlı söz söylesin veya sussun, zararlı söz söylemesin! Sizler hayırlı söz söyleyerek kazançlı çıkınız; zararlı söz söylemeyerek rahata ve huzura kavuşunuz.” Demişlerdir.
Yine Yüce Kitabımızda Yüce Allah:” İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf Suresi 18. Ayet)
İmam Evzai der ki:
“Allah bir topluluğa şer murat ederse, onlara gereksiz yere cedel (tartışma) kapısını açar ve onları güzel amelden alıkoyar.”
Konu iler alakalı bir iki sözle bitirelim:
“… hayırlı şeyler konuşmak, sükuttan daha iyidir; sükutta kötü şeyler konuşmaktan daha iyidir.” (Hadis)
“İki şey akıl hafifliğini gösterir: Söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek.” (Şeyh Sadi)
Bütün bunları ben inanan ve inandığı gibi Allah rızası doğrultusunda yaşamaya çalışan Müslüman kardeşlerime söylüyorum. Başkalarına benim söz söyleme hakkım yok. Boş ve malayani işlerle amel defterinizi doldurmayın. Boş verin onlar cedelleşip dursunlar.
