Bugün, 7 Mart 2026 Cumartesi

Taner ÇELENK


BEN FUTBOLCU OLMAK İSTİYORUM

BEN FUTBOLCU OLMAK İSTİYORUM


 

Matematik Bilmeyen Futbolcu Olamıyor mu Acaba?

Sevgili günlük 

Ben öğretmen olsam hiçbir öğrencim üzülmesin, utanacağı bir duruma düşmesin diye elimden geleni yapardım.

Bugün yine öğretmenim matematik dersinde beni parmak kaldırmadığım halde tahtaya kaldırdı.

Tabi ki yapmamı istediği şeyi yapamadım.

Otur yerine diyerek gönderdi beni yerime.

Ben yapamayınca, tahtaya parmak kaldıran bir arkadaşımı kaldırdı.

İşlemi yapınca tüm sınıfa alkışlattırdı arkadaşımı.

Onca parmak kaldıran arkadaşım varken neden beni kaldırıyor anlamıyorum.

Öğretmenim de benim iyiliğim için yapıyordur belki ama ben yapamayacağım bir şey yüzünden tahtaya kaldırıldığımda çok sıkılıyorum.

Bugün bir arkadaşımızın annesi sınıfımıza geldi.

Öğretmenim onunla kapıda sessizce konuşurken şahit oldum.

Arkadaşımın annesi oğlumun durumu nasıl hocam, bir sıkıntı var mı diye sordu.

Öğretmenim arkadaşımın durumunun çok iyi olduğunu, çok zeki bir çocuk olduğunu, ondan ilerde çok şeyler beklediğini söyledi.

Arkadaşımın annesi sevinçle: Hocam sizin sayenizde, her şey için çok teşekkür ederim, emeğiniz çok dedikten sonra müsaade alarak sınıftan ayrıldı.

Öğretmenim, arkadaşım için çok zeki dedi

Arkadaşım gerçekten öğretmenin sorduğu her soruya cevap veren birkaç kişiden biri.

Ama zeki demek her soruyu bilmek demek midir ki?

Oysaki o arkadaşım topa vurmayı bile bilmiyor.

Sınıf takımına bile giremedi.

Ben ise sınıfın en iyi top oynayanıyım.

Hatta sınıfın takım kaptanıyım.

Tüm arkadaşlarım beni de takıma al diye bana yalvarıyorlar teneffüslerde, öğle arasında.

Ben zeki değil miyim şimdi anlayamadım.

Beden eğitimi derslerinde öğretmenim beni fark etsin diye çok daha dikkatli ve özverili oynuyorum.

Ancak yine değişen bir şey yok.

Beni hiç alkışlatmadı öğretmenim.

Ne yapacağımı bilemiyorum.

Büyüdüğümde futbolcu olmak istiyorum.

Ancak annem, babam, öğretmenim akrabalarım… her defasında çok okumamı, çalışmamı öğretmen, doktor, mühendis bazen ne iş yaptıklarını bile bilmediğim bir meslek sahibi olmamı tavsiye ediyorlar.

Futbolculuk bir meslek değil mi yoksa?

Herkes doktor, öğretmen olursa kim milli takımlarda oynayacak anlamıyorum.

Okula gitmeyi hiç canım istemiyor.

Her derste öğretmenim bana soru soracak mı, tahtaya kaldıracak mı diye telaş ediyorum.

Her gün paydos zili çalsa da gitsek diye can atıyorum.

Gerçi sonrasında da öğretmenimin verdiği bir dünya ödev beni bekliyor ama yine de okuldan iyidir.

Okuldan sonra arkadaşlarımla top oynamak istiyorum.

Ancak annem babam ödevimi bitirmeden dışarı çıkmama izin vermiyorlar.

Ödevler bitince de hava kararıyor.

Bir de bu sene sınav (yazılı) olacakmış her dersten.

Düzenli ve devamlı çalışmam gerekiyormuş.

Her geçen yıl hayat daha zor oluyor.

Ahhhhh ah… Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor.

Öğretmen şimdiden ortaokulu anlatıyor.

Ortaokulda her dersin öğretmeni farklı olacakmış.

Daha çok ders olacakmış.

Konular daha zorlaşacakmış.

Büyümek ne zor şeymiş meğer.

Ben futbolcu olmak istiyorum.

Matematik bilmeyen futbolcu olamıyor mu acaba?

Annem sesleniyor şimdi:

“Oğluuum!

Hadi ödevinin başına bakim.

Ne yapıyorsun odada? 

Kendi kendine ne konuşuyorsun yine?”

Neyse Sevgili günlük.

Yarın yine görüşürüz.

Bu gidişle sana yazmama bile zaman kalmayacak.

Zamanımı çok verimli kullanmalıyım sanırım.

Selam ve Dua ile Kalın Sağlıcakla…