Hava soğuktu karşıyakaya gittim maç izlerim diye, o ara Zafer Hoca Kumrulu idarecilerde gelmişti. Güzel insanlar, sağolsun Haydar Hocam odasında sıcak çayla ısıttı yüreğimizi, odasıda cennet bahçesi, beraberce BAL’da Ulubey maçını izledik o ara arkada genç maçları var, bir ara geçmişe gittim sahada sanki Galağına maç eden, topa depen gençlik var sandım, irkildim, neredeyim taş devrimi dedim.
Allah Allah ben neredeyim dedim, yüzüme şamar attım baktım esahtan hayattayım, sahadaki oyun bizden bin yıl geçmişte taş devri sandım.
Eskiden sporcunun lakabı kendine has duruşu futbol tekniği olurdu, Takoz, Papaz, Görez, İmparator, Ördek, Badi, Gıdibi, Behçet, Yağlı, Gavur, Baloğlu, Deli, Kurt, Helacı, Yoliç, Taşlara, Karadöt, Rado ve daha neler neler.. Bunlar sıradan, Küçük, Çakal, Küçük, Gavur, futboluna birde lakap takardı, izleyen onu tanırdı.
Bakıyorum Karşıyaka’yada takımlara lakap hak edecek ayak yok....
Çokmu taş devrine gitti bu futbol... Bilen beni dürtsün Alooo diye.
