Bugün, 12 Mart 2026 Perşembe

Taner ÇELENK


BİLİM BİLMECESİ

BİLİM BİLMECESİ


İkra (Oku) !!!

İslamın ilk emri, Kur'an'ı Kerim'in ilk ayetinin başlangıç kelimesi.

Oku diyerek başlıyor Rabbimiz bizimle muhatap olmaya. 

Oku ama Yaratan Rabbinin adıyla oku diyor Cenâb-ı Hak.

Biz acaba ne için okuyoruz. Hiç düşündük mü? Hangi işimizi Onun rızasını, hoşnutluğunu, sevgisini kazanmak için yapıyoruz?

Bize akıl gibi bir nimeti vererek bizi yarattığı tüm canlı, cansız varlıklardan üstün olabilecek bir şekilde yaratarak yine Onun yarattığı kainatı, varlıkları inceleyerek bilgi sahibi olup ilerleme kaydederken, Allah'ı anmamak, bilmemek, bunca lütfu görmemek, şükretmemek ne büyük nankörlüktür değil mi?

Allah'ın yarattıkları üzerinde inceleme araştırma ve geliştirme yapılıp ilerleme kaydedilerek bir takım yeniliklerin, icatların ortaya çıkması sonucu medyanın da pohpohlamasıyla  toplumda kendilerine Bilim diye bir Tanrı edinmiş o ne derse doğrudur. O kabul ederse ben de ederim etmezse ben de etmem. O yanılmaz, o şaşmaz, onsuz olmaz gibi anlamının ve sonunun nereye gittiğini dahi bilmediği kelimeler eden insan yığınları ile dolmuş maalesef toplum.

İnsan hayatını kolaylaştıran, faydalı, güzel bilimsel gelişmeleri elbette canı gönülden destekliyor ve daha da ilerlemek için ne gerekiyorsa yapılması gerektiğine inanıyoruz.

Ancak Allah'ın ayetlerini bile açıklarken bilimsel bir karşılık aramak, bir takım metafizik olayları hatta Kur’an’da varlığından bahsedilen varlıkları bilimsel değil diye yok saymak ya da hafife alarak dudak bükmek inkâr ve neticesi ebedi cehennem olabilir Allah muhafaza.

Sınırsız kudret sahibi olan Allah'ın ilminin yanında bilimin ve bilimsel faaliyetlerin sınırlı bir alanda ancak faaliyet gösterebileceğini bilmek gerek. Mesela dünyaya en yakın yıldızın 4.3 ışık yılı (41 trilyon km), en uzak yıldızın ise 12.9 milyar ışık yılı uzaklıkta olduğunu bilimle bilebiliriz ancak dünyamızın 12.9 milyar ışık yılı ötesine bu yıldızı koyan ve bu yıldız ile dünyamız arasına milyarlarca daha yıldızı koyan milyarlarca yıldır orada asılı tutan, yapılarında nelerin olduğunu asla bilemeyeceğimiz sayısız yıldızın ışıklarını bize ulaştıran Allah'ın ilmine bilimin gücünün yetmesi mümkün müdür???

Düşünün 12.9 milyar ışık yılı ötede bir yıldıza ulaşmak için saniyede 300.000 km hızla giden bir araç yapacaksın ve yaklaşık 13 milyar yıl bu hızla gidecek ancak bize bilinen en uzak yıldıza ulaşabileceksin.

Hadi o kadar uzağa gitmeyelim, bir tavuğun yumurtlaması, arının bal yapması, ineğin karnındaki süt fabrikası, bir damla suyun akıl sahibi, düşünebilen insan gibi bir mucizeye dönüşmesi, gelmiş geçmiş ve yaşayan tüm insanların parmak izlerinin ve göz retinalarının, yüz hatlarının hatta karakterlerinin farklı olması gibi sayısız mucize de Allah'ı görmeyip, bulmayıp doğaya, taşa, toprağa, varlığı bile insan eliyle ortaya çıkan bilime Tanrı muamelesi yapmak onu  bilmeceye dönüştürmek ne büyük gaflet.

Atomaltı parçacıklardan kuarkın sicim denilen ve titreşim halinde olan ipliğimsi yapısının titreşim halinde olduğuna ulaşan bilim; bunu kimin hareket ettirdiğine hangi gücün titrettiğine cevap ver(e)miyor maalesef.

Kainatta her şeyin (canlı – cansız) kendi dilince Allah'ı zikrettiğini ancak bizim bunu anlayamayacağımızı belirtiyor zaten yüce kitabımız Kur'an. (İsra-44, hadid-57, Hac 22/18...)

Velhasılı kelâm dostlar sınırlı gücümüz, aklımız, yeteneğimiz özelliklerimizle Sınırsız güç Sahibine haşa kafa tutma gafletinden vazgeçelim. Ol demesiyle olduğumuzu ve öl demesiyle de öleceğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Bildiğimiz her şeyi bildirdiği için bildik demek, yaptığımız her şeyi izin verdiği için yaptık demek bilimin önünde engel değil. Bildiğimiz , bulduğumuz dediğimiz her şey bizi O'na bir adım daha yaklaştırmalı, ulaştırmalı. Yoksa kendini dahi bilmeden her şeyi bildiğini zanneden, dünyaya faydalı olacağım derken kendine zerre faydası olmayan, başka hiç bir insanın veremeyeceği zararı kendine vererek EBEDİ hayatını mahveden bahtsız bir insan olarak yok olur gideriz.

Netice itibari ile bize okumamızı,  araştırmamızı, akıl etmemizi,  düşünmemizi emreden bir din bilime karşı olmayacağı gibi insanlığa faydalı olacak bilimsel faaliyetleri de emrediyor demektir. Ama nihai hedef, amaç, gaye Allah'ın rızasını, hoşnutluğunu, sevgisini kazanmak ve Allah'ı bilmek, bulmak olmalıdır.

O'nu bilen her şeyi bilir. O'nu bilmeyen neyi bilir ki...

Selam ve dua ile kalın sağlıcakla...