Bugün, 5 Aralık 2021 Pazar

Tevrat İŞLEYEN


BİRAZ IŞIK GEREK!

BİRAZ IŞIK GEREK!


Ülkemizde ve dünyada bütün insanlığı tehdit eden COVİD-19 salgını nedeniyle yaklaşık bir yıldır okulundan, öğretmenlerinden ve arkadaşlarından uzak kalan çocuklarımız inşallah tekrardan okullarına başlayacaklar. Bu amansız salgının ülkemizde, hele hele ilimizde hala devam ediyor olması biraz düşündürücü, ama yüz yüze eğitimden bu denli uzak kalmak hiç te kolay değil. Kaldı ki,  ‘yüz yüze eğitim’ öğrenme ve öğretme olgusunun olmazsa olmazlarındandır. Hadi hayırlısı. Niyet halis olunca akıbette hayır olurmuş. Şimdiden çocuklarımız ve milletimiz için hayırlı olsun.

Çocuk yetiştirmek, onları kişilik sahibi bir insan olarak topluma kazandırmak, onların hayatına yön vermek kuşkusuz dünyanın en zor işlerinden biridir. Bizim;  ahlaklı, erdemli, vatan ve millet sevdalısı bir nesil inşa etmek adına, sağlam karakterli insanlardan meydana gelen huzurlu bir toplumun oluşması için eğitim ve öğretime her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Ünlü bir bilim insanı bir eserinde, insanları aydınlıkta ve karanlıkta olmak üzere iki kategoriye ayırır. Karanlıkta olanlar, cahillerdir; onların aydınlığa kavuşması için büyük yazar; "İnsanlara biraz ışık gerek" diye haykırır. İşte bu ışık, eğitimdir.

Eğitim denince, aklımıza hemen okul, öğretmen ve kitap kavramları gelir. Hâlbuki,  eğitimin temeli aile ortamında atılır. Çocuk her şeyden önce ailesinin, yakınlarının ve çevresinin etkisi altında kalır. Okul bu aşamalardan sonra etkin olmaya başlar. Siz okulda çocuğa ne kadar hassas, nazik ve ılımlı yaklaşırsanız yaklaşın, burada aslolan güç ailedir. Çünkü çocuk yirmi dört saatlik zaman diliminin sadece beş altı saatlik kısmını okulda geçirir. Geriye kalan kocaman zaman diliminde çocuk, ya evinde ailesiyle birlikte, ya da çevresindeki komşularıyla irtibat halindedir.

Öyleyse eğitimden nasibini alamamış, bir şekilde kendini yetiştirememiş, cahil, kaba, görgü kurallarında yoksun bir anne baba tarafından yetiştirilen çocukta düşünme ve davranış bozuklukları görülür. Anne babanın yersiz ve yanlış davranışları, çocukların karakterlerinin gelişmesinde olumsuz bir etki yapar. Kaldı ki, bozuk düzen bir çevre bu işin tuzu biberi olabilir. Öyleyse çok ama çok dikkatli olmakta fayda var.

Çocuklarını dengeli ve ruhen sağlıklı bir birey olarak yetiştirmek isteyen anne babalar, kendi davranışlarına son derece özen göstermelidir. Çocuğu başıboş bırakmak doğru olmadığı gibi, çocuğu haddinden fazla sıkboğaz etmekte yanlıştır.

Çocuklarımızı iyi yetiştirelim derken; aşırı ve yersiz yüklenmeler, azarlamalar, aşağılamalar, onları başkalarıyla kıyaslamalar çocuk üzerinde çeşitli olumsuzluklara neden olabilir. Öyle ki, bu türden dengesizlikleri, okulda verilen eğitimler bile kolay kolay gideremez. Sonuçta, topluma dengesiz bir şahsiyet katmış olabiliriz.

Bir yanda başta çocuklarımız olmak üzere tüm insanlık âleminin sağlığı, diğer yanda neredeyse bir yıldır ötelenen yüz yüze eğitim! Bu konuda yetkililerin gerekli önlemleri alıp yüz yüze eğitim için stard verdiğini biliyoruz. Hafta başında olağanüstü bir karar çıkmazsa çocuklarımız okullarına gidecek. Yani onların bize her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Bu anlamda aslolan; aile ve okul olarak çocuklarımıza yardımcı olmak, maske, mesafe ve temizlik noktasında onları uyarmak ve sıkı bir takiple onların sağlığını korumaktır. Bu işi başaracağımıza inanıyorum. Hayırlısı!