Malumun ilanı, 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” imiş. Küresel emperyalizm ve kapitalizm cebini daha çok doldurabilmek için, insanların duygularını sömürecek bir şeyler bulmakta ve insanları buna yönlendirmekte sıkıntı çekmiyor. Her güne bir önem atfederek insanları tahrik ediyor ve sermaye çarkını döndürmekte sıkıntı çekmiyor. Bizde onun kazanç hanesine elimizden geldiğince katkı sağlıyoruz.
Mesela bugün “Kadınlar Günü” diyerek, siz hiç fakir, fukara ve kimsesiz bir kadına yardım eli uzatan birini gördünüz mü? Elinde bir parça çiçek, böcek her neyse, yıl on iki ay her türlü muameleyi layık gördüğü kadını güya hatırlayıp sözüm ona değer verdiğini ispatlamaya çalışıyor.
Bu arada bazıları merak edip acaba bu kadınlar günü de nereden çıktı diye araştırdı mı bilemiyorum. Onun temelinde bile kadına şiddet var. Bu konuda da bir konsensüs yok. Kimileri bunu Rus Çarlığının yıkılmasına neden olan olayların, 8 Mart günü yapılan kadın yürüyüşü ve grevlerin yıldönümü olduğu için diyor.
Kimileri 8 Mart 1857 yılında ABD’nin Newyork şehrinde, çalışma şartlarının zorluğu ve ücret dengesizliği nedeniyle, bir tekstil fabrikasında greve giden işçilere polisin şiddet uygulaması, işçilerin kendilerini fabrikaya kapatması, polislerinde fabrikanın önüne barikat kurması sonunda çıkan yangında işçiler fabrikadan çıkamamış ve 120 kadın işçi yanarak ölmüş, bu nedenle, bu olayın yıl dönümüne “Kadınlar Günü” demişler.
Kimileri de 8 Mart 1908 tarihinde yine Newyork kentinde çoğu Sosyalist olan kadın işçilerin öncülüğünde sendikal haklar ve oy hakkı için düzenlediği mitingden dolayı kadınlar günü demiş. Sebebi ne olursa olsun, bugüne inanmadığım gibi diğer günlere de inanmıyorum. Sadece sömürü düzeninin işlemesine malzemeden başka bir şey değil.
Ben şimdi güya kadınları baş tacı ettiğimiz bugünle ilgili birkaç şey paylaşayım, sonra da bugünün ne günü olduğuna siz karar verin. Sadece görebildiğim birkaç haber vereceğim. Buyurun karar sizin:
“Kayseri’de eski eşini katleden cani tutuklandı. İfadesinde Nuran’ı seviyor ve kıskanıyordum. Beni boşaması zoruma gitti, o nedenle sinirlerime hakim olamadım. Kadın üç çocuk annesi ve çocuklarının gözü önünde katlediliyor.” Sevdiğini öldüren hayvana bakar mısınız?
“Eşini dört çocuğunun gözü önünde katleden cani tutuklandı. Ankara Mamak’ta eşiyle henüz neden çıktığı belirlenemeyen tartışma yüzünden eşinin boğazını keserek çocuklarının gözü önünde öldürdü. Cani koca tutuklandı, çocuklar çeşitli yetiştirme yurtlarına yerleştirildi.”
“Adana’da sevgilisi ile birlikte plan yapan kadın imam nikahlı eşini, sevgilisine hem kendi hem de çocuklarının gözü önünde öldürttü. Kadın ve sevgilisi tutuklanarak cezaevine gönderildi.”
“Aydın’da 23 yaşındaki genç, komşusu olan 92 yaşındaki kadına tecavüz ederek öldürdü. Katil ve cani genç tutuklandı.
“Samsun’da boşandığı eşini, sokak ortasında çocuğunun gözü önünde tekme tokat döven cani koca, kadının şuurunu kaybetmesine neden oldu. Cani koca tutuklanarak cezaevine kondu.”
Nasıl “Dünya Kadınlar Günün” nedeniyle paylaştığım haberleri beğendiniz mi? İnsan kılıklı insan müsveddelerini, dişi olsun, erkek olsun insan olarak yetiştiremediğiniz takdirde günlerin bir anlam ve önemi yok. Kişinin, dini, inancı, dili, milliyeti hiç önemli değil, insan olmadıktan sonra.
Kadınları en çok suiistimal edenler, kadınlardan gayrimeşru bir şekilde istifade eden mahlukatlardır, yoksa gariban Anadolu kadını ve erkeğinin bu yozlaşmış kültürle bir alakası yoktur. Onlar evlenirken bir ömür birlikte olmaya karar veren insanlardır. Ve acıyı da tatlıyı da, kederi de üzüntüyü de birlikte yaşamayı kabul ederler. Onların kadınlar, erkekler günü diye bir dertleri yoktur.
Eğitim görmüş bir bayan müsveddesi de gazetenin birinde köşe yazısında kızlarımıza şöyle akıl veriyor:
“Baba evinden kaçın, o baskıcı, kindar ve sizi eve hapseden baba dan kaçın. Sokaklar sizin için oradan daha güvenlidir. Kaçın o evden, size dayatılan hayatı değil, kendi tercih ettiğiniz hayatı yaşayın. Başkaları gazozunuza ilaç atmasın, size tecavüz etmesin, siz kendi gazozunuzu kendiniz açın, kendi içen kız olun.”
“Hayatınızın hedefine “evliliği” değil mutluluğu koyun, sevişmenin kirlenmek olduğu safsatasını hemen unutun. Cinsiyetçi deyimlerin utanç verici mirasını reddedin.”
“O baba evini terk edin.”
İşte bize kadınlar gününü yutturmaya çalışan çağdaş ve modern anlayış bu. Ben başka bir şey demiyorum. Önce Yüce Allah’ın yarattığı eşref-i mahlukat olalım, sonra da ha erkek olmuşuz ha kadın fark etmez. Önemli olan gerçek anlamda insan olabilmekte.
Hayırdır, sıkıldınız mı? Uzun mu oldu. Olsun ben söylemeye devam edeceğim. Belki bir kişi de olsa dinler.
