Bugün, 11 Mart 2026 Çarşamba

Hüsnü YÜCEL


BİZ DAHA MUTLUYDUK         

BİZ DAHA MUTLUYDUK         


                 

İlk okulu köyüm olan Akpınar’da bitirdim. Ben hala köy diyorum. Alışamadım bu mahalle hikayesine. “ Büyükşehir” olduk ama ORDU‘ muz ALTINORDU oldu. Yani resmen ilçe olduk. 

 Müdürümüz ve öğretmenimiz Halis Karakoç iyi bir öğretmen ve disiplinli bir eğitimci idi. Kışın her sabah okulun önünde bekler bizi kontrol ederdi. Hepimiz bir dal odun götürmek zorunda idik. Kış bitince de tüm sobaların ve boruların kurumlarını temizler onları boyardık. Amerikan süt tozu ile beslendik biz. Okul sonrası elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşamazdık. Halis Hocayı görünce hemen eve kaçardık.

Aile bireyleri olarak hepimizin görevi vardı. Ailemize yardımcı olurduk. Fındık zamanı başak yapar okul harçlığımızı biriktirirdik. Çoğu zaman yeni topumuzu kendimiz alırdık. Tenekesi beş kuruşa fındık  ağalarının harmanında kapsul ayıklardık. İlk baharda salyangoz toplar köy bakkalımız Cemal amcaya satardık. Öyle tatil köyü falan bilmezdik biz. Yazın don atlet Civil deresine koşar dereye girerdik. Bizim Robinson tatil köyümüz orası  idi. Kolej, özel okul, özel ders bilmezdik. Bizim tek ORDU LİSEMİZ vardı. O bizim özel okulumuz, kolejimiz, pansiyonumuzdu. Pansiyonda kalırken kuru fasulyeli pilav en güzel menümüzdü. Bir de aşçıbaşından kuru soğan koparabililince  çok mutlu olurduk. 8 kişilik koğuşlarda kalırdık. Her akşam etüd hocalarımızla voleybol oynardık. Hafta sonu köye dönüşte minibüs paramız kalmaz, bakkal Ali Dayıdan 2,5 lira ödünç para alır, pazar akşamı köy dönüşü iade ederdik. Hep aksatmadan geri ödediğimizden kredimiz her zaman açıktı.

 Marka ayakkabı, marka tişört bilmezdik. “ Canik” marka kara lastik ayakkabılarımız olurdu. Su çekince cılk cılk eder ayağımızdan çıkardı. Ayakkabı almaya şehre biz gitmezdik. Babam gazete kağıdına ayağımızı koyar şablon yapar ona göre alırdı ayakkabılarımızı.

 Konu epey dağıldı galiba.Neticeye gelirsek. GÜZEL GÜNLERDİ. Doyumsuz bir nesil değildik. Bulduğumuz her şeye şükrederdik. Hiç kimseye özenmezdik. Daha paylaşımcı idik. Gösterişi  sevmezdik. ÖZENTİ YOKTU. BAYAĞI MUTLUYDUK.