Başlığa bakıp da lüzumsuz bir yazı diyebilenleriniz olacaktır. Şimdiye kadar yazılarımda illa okunsun diye bir kaygı taşımadım. Benim görevim bildiğimi yazmak, isteyen okur isteyen okumaz. Ama ben bildiğim doğruları yazmakla mükellefim. Yazmasam kendimi bir yerde sorumlu sayarım.
Bu yazımı yeni yıla girmemize saatler kala yazdım. Malum 2022 yılının son demlerini yaşıyoruz, birkaç saat sonra takvimdeki son yaprak da miadını dolduracak ve tarihin sayfalarındaki yerini alacak. Geride kalan 365 gün altı saatte yaşananlarla birlikte mazide kalacak.
Nedense ülkemizde bir kitle var ve bizi batıran batının hayranı ve onların her yaptığını taklit ederek medeni olacağını ya da medeni olduğunu sanıyor. Onların kutladıkları her şeyi kutluyor böylece aklı sıra medenileşiyor. Bunlardan birisi de miladi bir yılın sona erip, yeni bir yılın başladığı yılbaşı olayı.
Günler öncesinden bu akşama ve geceye özel hazırlıklarını yapan ve bu gece adap ve edep sınırlarını zorlayarak her türlü rezaleti işleyen bir azgınlar grubu var. Eğlence mekanları ful dolu, sabahlara kadar her türlü sınırları zorlayacak sapkınları bekliyor. Sözüm ona gecede onları coşturacak sanatçılar onların sırtından milyonlar vuracak anlarda sabah ayıldığında elleri boş evlerine dönecekler.
Evlerini eğlence mekanına çevirip evlerinde bu rezaleti işleyecek çok sayıda insanların da olduğunu unutmamak lazım. Bu sabah namaza kalktığımda balkona çıktım ve sabahın güzel havasını teneffüs etmek istedim etrafıma bakınırken yan tarafta bulunan lüks konutun birinin camından dışarıya yanıp sönen renkli ışıkların yansımasını gördüm. Biraz dikkatli bakınca bir gün önceden dairenin bu gece için özel olarak süslendiğini fark ettim.
Müslüman bir ülkede eminim Müslüman olduğunu iddia eden bir aile bir gün önceden Hıristiyan aleminin bir adeti olan yılbaşı kutlamalarına onlardan daha fazla hazırlık yapmış. Üzüldüm. İnsanımız bu kadar mı taklitçi olur. Siz onların bizim bir şeyimizi taklit ederken ya da kutlarken şahit oldunuz mu?
Ayrıca ömrünüzden bir yıl geçmiş, mukadder sona biraz daha yaklaşmışsınız, dünya yolculuğunuzun mesafesi biraz daha kısalmış ve gideceğiniz meçhule ne hazırlık yaptım diye düşünecek ve üzülecek yerde eğlence yapıyorsunuz. Bu gece bir yılın muhasebesini yaparak nasıl geçtiğini, hangi işleri yapıp hangilerini yapmadığını ve gelecek yıl neler yapman gerektiğini düşünecek yerde vur patlasın, çal oynasın diyerek sorumsuzluğun dibine vurmak da ne demek?
Bu gecenin diğer gün ve gecelerden acaba ne farkı var ki ona özel bir anlam yükleyerek eğlenceye vakfediyoruz. Dünyamız her geçen gün, ay, yıl daha kötüye giderken, insanlık ahlaksızlık çukurunda debelenirken bu neyin eğlencesi ve kutlaması. Bir tarafta açlıktan çöp kutularında rızık peşinde koşanlar, bir tarafta bir gecede bir garibanın bir yıllık emeğini eğlenceye harcayanlar. Sanıyor musunuz ki bu birisi tarafından kayır altına alınmıyor ve hesabı görülmeyecek?
Kur’an’ı bir talimat “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Maide suresi 51. Ayet) ve Peygamberi ikaz “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır” ikazı ortada dururken hangi akla hizmet ederek Hristiyanların bir geleneği olan miladi yılbaşı kutlamasına ortak oluyoruz.
Mevlâna Hazretleri: “Dünyada bir kişi üşüyorsa ısınmaya hakkın yok”. Hasan Harakani hazretleri: “Horasan’dan Kudüs’e kadar bir kimsenin ayağına taş değse, diken batarsa o benim canım acımalı” derken acaba biz bu yıl başında bunların hangisini düşünüyoruz. Hiç o durumdaki insanların hali aklımıza geliyor mu? Belki de biz yeni yılda o hale düşeceğiz belli mi olur!
İlla eğlenmek mi istiyorsunuz, hakkınızdır da ama onu yılbaşı gecesi getirmenin alemi nedir? Başka gün ve geceler çuvala mı girdi? Ayrıca bu kadar haksızlık, adaletsizlik, gelir dağılımındaki eşitsizlik, açlık, sefalet, fakirlik ve gelir dağılımındaki uçurumları aklımıza getirip, bunlara çare üretmeyi düşünecek yerde bunları hiç aklımıza getirmeden israf derecesinde eğlenceye para harcamak da nedir?
Bu gece hiçbir şey mi yapmayalım? Yapalım ama insanlık onuru ve haysiyetine yakışan şeyleri yapalım. Geçen bir yılın muhasebesini yaparak, yapmamız gerekirken yapmadıklarımız, yapmamız gerekirken yaptıklarımızı gözden geçirebiliriz. Gelecek yıl yapacağımız ve bir yılı daha faydalı nasıl değerlendirebiliriz onun planlamasını ve hesabını yapabiliriz.
Misafiri olduğumuz bir ezanla gelip, sela ile veda edeceğimiz dünya hayatını ahiret için nasıl yararlı hale getirebiliriz, hesabını yapabiliriz. Geçen yıl yaptığımız hata ve günahların pişmanlığını duyar, tövbe edebiliriz.
Ben ne dersem diyeyim, siz istediğinizi yapabilirsiniz.
Gelecek yılın hakkımızda hayırlara vesile olması, gelecek yılın bu yılı aratmaması, insanlığın fabrika ayarlarına dönerek insan gibi davranmasını diliyorum.
