reklamy

Hüsnü YÜCEL


BU NE HAİNLİK BÖYLE

BU NE HAİNLİK BÖYLE


 

Sadece ülkemiz değil, bütün dünya hiç beklenmedik bir kriz ile boğuşuyor. Hem de öyle bir kriz ki, ne elle tutuluyor ne de gözle görülüyor. Sadece bir virüs olduğunu anlıyoruz. Her ülke kendi başının çaresine bakmak zorunda. Hiçbir ülke diğer bir ülkeye yardım edemiyor. Her gün yeni haberler ile virüse çare olacak aşı bulundu deniliyor ama ,bu da aylar sonra piyasaya çıkacağa benziyor.

Böyle kriz dönemlerinde ülkemizin geleceği için birlik halinde olmamız gerekirken olanları takip ediyorsunuz değil mi? Adeta hainler bayram havasında bu krizden nasıl nemalanırız diye saldırıya geçtiler. Hükümet ve bilhassa Sağlık Bakanı bu süreci en iyi yürütenlerden birisi olmasına rağmen saldırıları gün geçtikçe daha artıyor. Virüs nedeni ile ölüm oranlarının açıklanması bu hainleri çıldırtmaya başladı. Güya ölüm oranı fazla olmasına rağmen halktan gizleniyormuş. Bu haberleşme ortamında bu mümkün mü? Bu nasıl gizlenebilir? Neden gizlensin ki? Ama hainlik göz perdelerini kapatmış ve gün geçtikçe adeta kuduruyorlar.

Sahi bize ne oldu böyle? Bu ne ihanet? Bu ne vatan düşmanlığı? Bu ne millet düşmanlığı? Bu ne din düşmanlığı? En azından bu kriz döneminde bu hainliğinizi erteleyemez misiniz? Diğer ülkelerde de bu kriz yaşanıyor. Ama herkes soğuk kanlılık ile bir ve bütün olmuş devletine ve milletine yardımcı olmaya çalışıyor.Kimse kendi milletine ihanet etmeyi düşünmüyor. Bizde cami yolu bilmeyen din düşmanları camilerin tedbir amaçlı kapanmasına karşı camilerin açılmasını istiyorlar. Hani İmamoğlu’nun seçim zamanı hatim indirme seansları vardı ya. Hani ben her gün Cuma namazı kılıyorum diyen şaklabanlar vardı ya, aynı dalkavukluklar tekrarlanıyor.

Dün şehir hastanelerine karşı çıkan lider bu gün çıkmış, hastanelerimiz yetersiz diyecek kadar ufalabiliyorlar. Sadece bu şaklabanlar yüzünden Ordu’ya yeni bir hastane kazandıramadık. Hükümetin her adımına karşı koyarak bu süreci geciktirdiler. Resmen iktidar yöneticileri bu oyunun farkına varamadıkları için, hala yeni hastaneden ses yok. Bazı sivil toplum örgütleri iktidarın bu zafiyetinden istifade ederek bütün girişimleri engellemesini bildiler. Masaya vurup da projemiz bu haydi Bismillah denilemediği için her girişim başarısız oldu. Milletvekillerimiz hastane sorununa maalesef sahip çıkamadılar. Şehir Hastanesi mi, Üniversite Hastanesi mi, şu yer bu yer derken, girdik yine virüs belasından dolayı ekonomik krizlere. HAYDİ GEÇMİŞ OLSUN ORDU. HASTANE KUYRUKLARINA DEVAM.

Ne ise, bu konuyu daha sonra daha geniş yazacağım.

İŞİN ÖZÜ, BU ÜLKEDE ARTIK İKİ GRUP VAR. VATANINI SEVENLER VE VATANINA İHANET EDENLER. YERİNİZİ SİZ BELİRLEYİN.