Bugün, 15 Ocak 2026 Perşembe

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


BUDALA İLE KURNAZ

BUDALA İLE KURNAZ


Bir zamanlar iki arkadaş varmış, biri budala, diğeri kurnazmış. Bunlar ticaret yapmak için yola çıkmışlar. Bir yere gelince, budala bin altın bulmuş.

Kurnaz:

-Ben, bu altınlardan biraz alayım. Benim aldığım kadarda sen al. Geri kalanını şu ağacın dibine gömelim. İhtiyacımız olduğu zaman, gelir alırız. Teklifini yapmış.

Budala, “Tamam. Kabul ettim.” Demiş.

Aylar sonra kurnaz adam:

-Benim paraya ihtiyacım var. Birlikte gidelim, ağacın altında ki altınları alalım, demiş.

Altını gömdükleri yeri kazmışlar. Ama altınlardan bir eser yokmuş. Kurnaz adam:

-yalancı, iki yüzlü, beni kandırıyorsun değil mi? altınları buradan almışsın.

Budala, “Almadım.” Diye ne kadar yemin etse de kurnaza inandıramamış. Birlikte hakimin huzuruna çıkmışlar. Kurnaz adam, budalaya altınları çalmakla suçlayıp, şikâyetçi olduğunu söylemiş.

Hakim, kurnaz adama sormuş:

-Tanık gösterebilir misin?

Kurnaz adam, ağaca sorulmasını söylemiş. Hep birlikte ağacın yanına gitmişler. Hakim, ağaca, altınları kimin aldığını sormuş. Ağaçtan bir ses:

-budala aldı, demiş.

Herkesi bir şaşkınlık almış. Hakim, adaletli ve deneyimli bir adammış. Görevlilere, ağacın ateşe verilmesini emretmiş. Tam o sırada, alevlerin arasından acı bir çığlık yükselmiş.

Meğerse kurnaz adam, babasını, ağacın kovuğuna saklamış. Cevabı veren oymuş. Hakim, hem kurnaz adamı hem de babasını, ibret olsun diye ağır bir ceza vermiş. Altınların tamamı budalanın olmuş.

(Asya Masalı)

Kurnazlığına güvenerek, aklı ermeyen insanları kandırmaya kalkışanlar, günün birinde sadece, kendilerini kandırdıklarını görürler.