Bu yazı 1940 yıllarda Osman Yüksel serden geçti tarafından kaleme alınmış; Üstat diyor ki:
“Geçenlerde Pakistan’ın Anayasa Meclisi Reis’i Abdülvehap Han Memleketimizi ziyaret etti. Sakallı yaşlıca muhterem bir zat..
Hemen güya bizi, Müslüman Türk halkını temsil eden gazetecilerimiz Atayasacılar, Pakistan’ın Anayasa Meclisi başkanını sual yağmuruna tutmuşlar. Sorulan sualler bakın:
1-Mektepleriniz de din dersleri var mı?
2-Reisicumhurunuzun neden mutlaka Müslümanlardan olması lazım?
3-Ceza kanunlarında İslami esaslar mı tatbik edilecektir?
4-Laik misiniz, değil misiniz?
Bunları soran bizim gazeteciler… İsrail gazetecileri değil ha!.. Güler misin, ağlar mısın?
Yahu bu adamların din denilince tepesi atıyor. Yahudiler bile İslam Dininden, Müslümanlardan bu kadar nefret etmezler!.. Böyle sualler sormazlar… Laf mı bu? Elbette mekteplerinde din dersi olacaktır. Pakistan’ı Hindistan’dan ayıran yegâne huşu İslam dinidir. Pakistanlıların Müslüman oluşudur. Pakistan bu günkü varlığını, ayrı bir devlet oluşunu İslamiyet’e borçludur. Hikmeti vücudu budur.
Hele suale bakın: Neden Reisicumhurunuz muhakkak Müslüman oluyor?
Eh bu sual hepsinin üstüne tüy dikiyor… 80 milyon Müslümanın reisi Müslüman olmayacak da asırlarca Pakistanlıların kanını emen Hindulardan biri mi olacak?
Laik Türkiye’de dahi Devlet Reisi Müslüman değil mi? Hadi bakalım laikiz diye başımıza bir gayri müslim getirsenize: Yorgi, Dimitri, Athenagoras v.s… kabilinden… Sıkı mı? Size kalsa siz onu da yaparsınız. Şunlara bak bir… Pakistanlı misafire sordukları suale!.. “Neden Reisicumhurunuzun Müslüman olması lazım?
Dünyanın neresinde görülmüştür, bir devlet reisi kendi milletinin dininden ayrı bir din, kendi milliyetinden ayrı bir milliyet taşısın…
Bu ancak esaret ve müstemleke idarelerinde vardır. Yoksa bu gazeteciler dost-kardeş dindaş Pakistan’ı hala müstemleke mi sanıyorlar?
Laik mi imiş, değil mi imiş?! Hay Allah layığınızı versin.
Pakistanlı kardeşlerimize şunu söylemek isteriz ki, bunlar böyle sualleri soranlar hakiki Türk değildirler!.. Her Türkçe konuşanı Türk sanmayınız… Hakiki Türk münevveri Türk halkı onlar gibi düşünmüyor… Dünyada İslami esaslar kadar medeni, insani, demokratik esaslar yoktur.
Bunlar Türkiye’de Müslümanlığı ağza alınmayacak bir hale getirmek için çalışıyorlar. Din adamlarımızın adı yobazdır. Allah’ın her günü din adamlarını tezlil ve tahkir eden yazılara, fıkralara, karikatürlere, rotatif sanatçılarının, basma kağıt tüccarlarının gazetelerinde bol bol rastlanır.” (Yazı devam ediyor ama biz şimdilik bu kadarı ile iktifa edelim)
Osman Yüksel Serdengeçti bu yazıyı 70 sene öncesinden yazmış, şimdi yıl 2020 yirmi, televizyonlarımızda boy gösteren, gazete adıyla çıkan bazı paçavralarda yazı yazan, kimliği Türk olan ama kendisinin Müslüman-Türk kimliği ile uzaktan yakından alakası olmayanların hala var olmaları, devletimizi, milletimizi, dini, milli, ahlaki değerlerimiz, yöneticilerimizi ve yapılan bunca hizmeti karalamaları sizce bir tesadüf olabilir mi?
Aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala böyle memleket düşmanlarının borusunun ötüyor olmasını neyle açıklayabilirsiniz?
Başka bir şey demiyorum. Gerisini siz düşünün!
