Geçtiğimiz hafta görsel ve internet basınında Fransız olan ünlü bir fotoğrafçının haberi vardı.
Ünlü Fransız fotoğrafçı bir cadde veya bir sokakta kışın soğuğunda rahatsızlanıp yere düşüyor ve dokuz saat hiç kimse müdahale etmeden orada yatıyor. Nihayet dokuzuncu saatin sonunda nasıl olduysa hastaneye kaldırılıyor ama birkaç gün içinde hayatını kaybediyor.
Biz bu haberi duyduğumuzda hayret ediyor, şaşkınlıkla karşılıyoruz. Tabi bu şaşkınlığımız bizim bakış açımızdan kaynaklanıyor. Diyoruz ki, yerde yatan bu adamı o kadar insanın içinde hiç kimse görmedi mi? Rahatsızlanıp yerde yatan bu adama oradan geçen insanların bir tanesinin ayağı da mı takılmadı? Hiç birisi yahu burada bir adam yatıyor bu neyin nesidir diye merak da mı etmedi?
Biz şaşırıyoruz! Fransa ve toplumuna göre bu gayet normal! Böyle bir durum sadece Fransa da değil, Almanya ve onun gibi olan ülkelerde de normal karşılanıyor. Özellikle Almanya'da buna benzer olayları hem gazetelerden hemde işçilerimizin anlattıklarından öğrenmişizdir.
Yıllardan beri arkasından koştuğumuz Avrupa işte bu! Allah göstermesin! Yıllarca onlara bakarak bizde onlar gibi hareket ettik, davranış gösterdik, onlar gibi davrandık. Yardımlaşma, şefkat ve merhamet duygularını genelde kaybetmedik! Kaybetmeyiz inşallah!
Yaşadığımız toplumda, yaşam süresi içinde, gerek küçük olsun gerek genç olsun gerekse daha büyük olsun, güzel, yararlı, saygılı bir davranış sergilediğini gördüğümüzde "Aferin, bravo, anne baba iyi yetiştirmiş mektep medrese görmüş" der ve takdir ederiz.
Allah göstermesin, bazen oluyor ya, çocuk veya genç saygısız bir davranış gösterdiğinde şöyle de diyebiliyoruz. "Anne baba böyleki, çocuğa da bir şey verememiş..."
Malum olduğu üzere biz bu güzel duygu ve davranışlarımızı dinimiz olan İslam'dan alıyoruz. "Ağaç yaş iken eğilir" atasözünde olduğu gibi, daha bizler küçük yaşlarda iken anne ve babalarımız yardımlaşma ile ilgili fazilet ve erdemleri çocuklarına telkin ederler İslam terbiyesi ile yetiştirmeye çalışırlardı.
Şimdi ne demek lazım! Fransız anne ve baba çocuğuna terbiye verememiş mi diyelim. Fransa katı laik eğitim sistemi bunları böyle mi yetiştirmiş diyelim. Bunlar "yardım etmek" gibi erdemlerden yoksun maddeci ve menfaatçi olarak yetiştirilmiş mi diyelim... Ülke olarak ne ekiyorsa onu mu biçiyorlar diyelim...
Fransa vatandaşından ziyade Fransız toplumunu böyle yetiştirenler suçludur! Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de oraya gidiyor...
Merak ettiğim bir şey var. Rahatsızlanıp yere düşen ve yerde dokuz saat hiç kimsenin müdahale etmediği bu ünlü fotoğrafçı, aynı şekilde bir başkası olsaydı, yerde yatan kişinin fotoğrafını mı çekerdi? Yoksa ambulans mı çağırırdı?

