Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Olgun YÜKSEL


ÇANLAR TÜRKİYE İÇİN ÇALIYOR (2)

ÇANLAR TÜRKİYE İÇİN ÇALIYOR (2)


Bir önceki yazımda Ukrayna-Rusya Savaşının, Rusya'nın olası başarısızlığı ile sonuçlanması halinde Rusya’nın, Batı için konvansiyonel bir tehdit olma vasfını kaybetmesi halinde tek yumruk olan Batı'nın yaptırımlarının bizim kapımıza gelmesi ihtimalinden bahsetmiştim. Rusya'nın bu savaşı 3-4 gün içinde sonuçlandırmak üzere kurguladığı harekâtın başlangıcında tahmin etmek güç olmadı. Fakat askerlikte bir harekâtın planlandığı gibi yürümediği bir realitedir. Mutlaka beklenmeyen bir şeyler çıkar, Ya lojistik sistemler beklendiği gibi yürümez ya da hasmınız sizin istihbaratınızın bilmediği farklı yöntem ya da sistemlerle karşınıza çıkabilir. Rusya'nın harekâtına baktığımızda zincirleme hatalar kombinasyonu görüyoruz. 2500 yıl önce Çinli bir asker olan Sun Tzu'nun yazdığı Savaş Sanatı eserinden alıntılar yaparak devam etmek istiyorum

    "Herhangi bir savaş stratejisinde maharet; öncelikle bir ülkeyi sağlam olarak ele geçirmektir. Yıpranmış bir ülke daha az yeğlenir. Öncelikli olan bütün bir ordudur. Çökertilmiş bir ordu, sonra gelir. Yeğlenen bütün bir taburdur. Bozguna uğratılmış olan sonra gelir. Makbul olan tam bir bölüktür. Darbe yemiş olan değil. Bu nedenle yüz savaşta yüz zafer kazanmak en mükemmeli değildir. En iyisi savaşmadan baş eğdirmektir. Bu nedenle en iyi askeri strateji, taktik saldırıdır. İkincisi bağlantılara saldırıdır, yani  bir sonraki askeri güce saldırıdır. En sonuncusu kentlere saldırıdır. Kentlere saldırı başka çare olmadığında yapılacak saldırıdır."

".. Harekete geçmeden önce, kendi halkının sana inandığından emin ol..."

" Gerçek koşulları öğrenirsen, kimin kazanacağını da bilirsin"

      Görüldüğü üzere her kurmayın bilmesi gereken yukarıdaki basit örneklerde dahi hata üzerine hatalar yapıldığı anlaşılıyor. Kanaatimce Rusya'nın değil ama Putin'in bu son savaşıdır. Gelelim Türkiye’ye Devam.

      Rusya'nın genelde kimsenin beklemediği, hatta bizim Genel Kurmay'ın dahi beklemediği şekilde (İki Nakliye Uçağımızın Ukrayna da, Rusların hava sahasını kapatması nedeniyle mahsur kaldığını yazmıştım.) baskın tarzındaki, füzeler ve Hava Kuvvetlerinin de etkin olarak kullanılması suretiyle her taraftan Ukrayna'ya abanması sonucunda tüm Batı şok olmuştur. (Biraz ego yapayım Ben hariç.) Sarı saçlı, mavi gözlü hristiyanların Avrupa'nın ortasında bir kısmının katliama uğraması kalanların ise katledilme riskiyle karşı karşıya kalması, Batı'nın resmen cinnet geçirmesine yol açtı. Savaş devam ettikçe Batının cinnet hali artarak devam ediyor. "ARTARAK" diyorum bu bir anahtar kelimedir. Kışın ortasında gaz vanası vs. kapanacakmış, petrol artacakmış gözleri hiç bir şey görmüyor. Ruslar böylesine dağınık durumda ki Batı'dan, birbirine kenetlenerek böylesi güçlü ve hızlı bir refleks beklemiyordu.  ÇİN'de beklemiyordu. Türkiye'de beklemiyordu. Çin vaziyeti okudu ve hemen Tayvan'ın etrafında tehditkâr şekilde tatbikat ve seyir yapan donanmasını geri çekti. Enerji alanında Rusya'ya göbekten bağımlı olan Avrupa, Rusya'ya bunları yapmayı göze alıyorsa, Çin'in, Çipi, ipi hikâye. 3 trilyon doları Batı finans sisteminin içinde iken dumanını attırırlar. Tekrar dönelim Türkiye’ye, Çanlar neden bizim için çalıyor?

     Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, Türkiye için, bölünmüş bir Avrupa her zaman tercihtir. Ancak bu artık geride kaldı. Bu haliyle Avrupa bayağı bir devam eder. Türkiye'nin Batı'ya karşı denge politikası yürüterek uygulanmış olduğu proaktif dış politikanın sürdürülebilir olduğunu sanmıyorum. Masanın üzerinde ki tüm kitaplar kaldırıldı, Artık yenileri yazılıyor. Ben olayları Türkiye menfaatleri açısından bakarak değerlendiriyorum. Eğer şansımız yaver giderse bu savaş daha fazla uzamadan ve Rus Ordusu daha fazla yıpranmadan Rusya'nın onuru korunarak bir şekilde ateşkes ya da anlaşma çıkarsa Batı'nın Türkiye'ye karşı uyguladığı ötekileştirme politikalarını yeniden revize ederek gevşeteceğini sanıyorum. Kaldı ki Rusya'ya uygulanan yaptırımların hemen kaldırılması beklenemez. Bu açığın bir kısmının Türkiye ile telafi edileceğini öngörebiliriz. Velev ki yayınlanan görüntülerde olduğu gibi, yollarda dökülmüş Rus Ordusu savaşı uzatır, çamura ve yıkılmış şehirlerin beton mıcırlarına saplanırsa Batı için konvansiyonel anlamda Rusya tehdidi ortadan kalkmış olacaktır. Buraya not düşüyorum. Cinnet halindeki Batı, olası Ukrayna direnişinin başarısı halinde, Türkiye'ye değil parmağını sallamak, aynı tip yaptırımlarla yumruğunu sallayarak Türkiye'ye dönecektir. Neden? Çünkü Türkiye'nin, endişe kaynağı olan askeri kabiliyetlerinin zayıflatılması gerekiyor. Onun için Türkiye'ye dayatılan Ukrayna örneği ülke bellidir. Yunanistan umarım Batı'nın oyunlarına uyanmıştır. Bizim böyle bir savaşı istemediğimiz aşikârdır. Fakat Ege veya Doğu Akdeniz de beklenmeyen ve bizi savaşa sürükleyen tahriklerle karşılaşmamız olasıdır. Bu tür bir vaka ile karşılaşmamak için anahtar, Rusya'nın başarısındadır. Ülke menfaatiniz, bazen ezeli düşmanınızın başarısına bağlı olabilir.

       Tarih, Cinnet geçiren Batı'nın neler yaptığıyla doludur. Bunu görmek için son 500 yıllık tarihinde bizimle olan savaşlarını geçtim, kendi içinde yaşadığı savaşlarına bakmak yeterlidir. Bakmayın şık giyimlerine beyaz yüzlerine. Gerçek Barbarların onlar olduğunu biliyoruz. Bir yazımı da bu konuya ayıracağım. NATO, bu aralar gerçekten Ukrayna'ya müdahaleyi tartışıyor. Şaka değil bunlar. Şimdi duyar gibi oluyorum, "Yok canım, bu 3. Dünya savaşı olur, olur mu öyle şey" Bende aynen öyle diyorum. Olmayacak bir şey oldu, Avrupa birleşti. ABD'nin yanında top yekûn yerini aldı.  İngiliz aklı her şeye hakim oldu. Çin vaziyeti kavrayarak uyandı. Pozisyonunu hemen değiştirdi. Türkiye böyle bir senaryo da Batı politikalarına doğru ufak ufak yol almazsa Rusya'ya yapılanların benzerleri geliyor demektir. Hatta yeni cephe Trakya'dır. Ben vaziyeti böyle okuyorum. Hiç mi iyi şeyler yazmayacağım? Yaşadıkça göreceğiz. Koca Dünya'ya yeni düzen getiriliyor. Anladınız Umarım. Kalın Sağlıcakla...