Bugün, 10 Mart 2026 Salı

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


DANIŞMANIN ÖNEMİ

ÇOCUK MASALLARI


 

Tice dağlardan birinin üzerinde çok büyük bir ağaç varmış. Bu büyük ve yaşlı ağaç, kargaların barınağıymış. Üzerinde bin karga, hayatlarından memnun bir şekilde yaşarmış.

Bu ağacın yakınlarında da bir mağara varmış. Bu mağarada bin baykuş varmış.

Bir süreden beri baykuşların kralı ile kargaların kralının arası açıkmış. Çünkü, kargaların kralı, gereksiz yere baykuşların kralına hakaret etmiş. Hatta saldıracağını söyleyerek tehdit etmiş.

Bunu, baykuşların kralı asla unutmamış. Günü geldiğinde kargaların kralına dersini verecekmiş. Bir gün, bu amaçla diğer baykuşlarla birlikte mağaradan çıkmış. Büyük ağacın yanına gelmiş. Kargaların tamamının ağaçta olduğunu görmüş.

Baykuş sürüsü derhal, kargalara saldırmış. Yüzlerce karganın tüyünü yolmuş. Sonuçta kargalara büyük zarar vermişler. Kargalar, hemen krallarına başvurup:

- Baykuşların kralı, yanındakilerle birlikte bize saldırdı. Bize büyük zararlar verdi. Bizi kurtarmalısın. Yoksa, hiç birimiz sağ kalmayacak, diye yalvarmışlar.

Kargaların kralı, hemen vezirlerini toplamış. Onların bu konudaki görüşlerini sormuş. Baş vezir, şöyle demiş:

-Kin ve öfkeyle saldıran düşmandan kurtuluşun çaresi kaçmaktır.

İkinci vezir:

-Evet, sayın kralımız. Bende baş vezir gibi düşünüyorum.

Üçüncü vezir:

-Ben, farklı düşünüyorum. Düşmandan kaçmak korkaklıktır. Bunu kendimize yakıştıramayız. Biz ne kadar kaçarsak, düşman o kadar üzerimize gelir. Bir takım önlemler alalım. Düşmanın gücünü anlayalım. Ona göre planlar kuralım. Hiçbir şey yapamazsak, istedikleri vergiyi verelim. Ama, kaçmayalım...

Dördüncü vezir ise daha farklı konuşmuş:

-Bence, düşmanı önemsemeliyiz. Akıllı kişi, düşmanının gücünü doğru saptayan ve ona göre önlem alandır. Baykuşları bilirim. Çok inatçı ve savaşçıdırlar. Ölçüyü kaçırmamalıyız. Dikkatli olmalıyız. Beraber hareket etmeliyiz. Danışmadan bir harekette bulunmamalıyız. Danışma-görüşme yapılmadan hareket edilirse, sonuç felaket olabilir. Benim görüşüm budur.

Dördüncü vezir, biraz düşünüp konuşmasını şöyle sürdürmüş:

-Kral hazretleri, sizinle baş başa görüşmek istiyorum.

Kral, ötekileri huzurundan çıkarmış. Dördüncü vezir:

-Size, baykuşların kralının bize neden düşman olduğunu anlatacağım, diyerek yeniden söze başlamış.

Kargaların kralı:

-Anlat bakalım, demiş.

-Eskilerin dediğine göre, serçelerin hükümdarı yokmuş. Bir grup serçe, baykuşların yönetimi altına girmeye karar vermiş. Bir karga, bunu duymuş ve demiş ki, “Asla baykuşların yönetimine girmeyin. Çünkü onlara asla güvenilmez.” Bu sözleri duyan baykuşların kralı ise, o günden sora bize düşman kesilmiş.

Kral:

- Söylediklerin çok doğru. Bu durumda, onlarla barış anlaşması yapmaktan başka çaremiz yok.

İçimizdeki bir düşüncesiz yüzünden, nice canlar yandı. Bu düşüncenden ve verdiğin bilgiden dolayı sana teşekkür ediyorum.

Kargaların kralı, çevresindekilerle danışarak olumlu bir karar vermiş. Baykuşlarla bir anlaşma yapılmış. Böylece baykuşlarla kargalar arasındaki düşmanlık sona ermiş.

(Hint Masalı)