Sözde olunca tiyatro, özde olunca ise kocaman bir kalp. Kaç bakış, duruş, yenilği, düşmek, gözyaşı, kalp ağrısına sebep olduğunu bilsen. Bazıları sever, yada öyle sanır, yada bilmez, yalnızca içinden mırıl mırıl içten güler.
Bazıları seninle olmaktan, dost kalmaktan muhteşem haz alır. Onur duyar tekrar der.
Bir insana bakınca gerçek yüz mü, menfaati olmayanlara nasıl davrandığını gözlerken görebilirsin.
Ben insanı sevmek gibi bir zor işe kalktım hep, zormuş be....
Biz nasıl insan olduk böyle?
Herkes ölüm çukurunda olacağını biliyor, yinede kadına, çocuğa, insana şerefsizliği kendine hak biliyor, öldürebiliyor.
Kimi korusun devlet millet, kadını mı, çocukları mı, hayvanları mı, iyiliğimi şimdide ormanları mı?
Benim işim öğretmek, bir parçası yazmak, çizmek. Ve kötülüğü boyamak. Yürekleri güneş sıcaklığında çizerken mutlu olurum. Bazen yanlışı da seversin. Bu ülkemde kötü kelimeler, yok hükmünde.
Desene cehennem boşaldı da tüm şeytanlar dünyada. Samimi değilsek, zaten insanlığımız boktan olmuştur.
Ben bugünlerde sadece sen diyorum sen, "ADALET". İnsan canlı türünün en kötüsü ve delisidir.
İnsan Allah’a inanır, peygambere biattır, ama onun yarattıklarını yakar yıkar öldürür, bilmiyor ki öldürmek için caniliğinin resmi Allah’a, yarattığı canlara saldırmasıdır.
O yüzden insan tek başına ve yalnızdır.
Acaba bu nefes aldığım şehir çok mu şanslı dersiniz? Mutlu olan yattı da bu gece, mutsuz olanlar ne olacak?
İçinde sevgi yoksa bu dünya senin olsa ne olur. Hiç bir şey masumun canını yakıp da, o makamlarda onurlu duramaz.
Ben ne miyim?
Ordu gibiyim. Bir başıma kalınca yetim Mustafa, kalabalık olunca da şaşkın bir adem.
Dik durabilmek dedikya zor olsada durabilmek çok haccak bir şey valla.
