Bugün, 26 Ocak 2022 Çarşamba

Hüsnü YÜCEL


DOĞRU OLAN NEDİR?

DOĞRU OLAN NEDİR?


 

Doğru olan halka sormaktır. Halkın görüşü alınmadan paldır küldür yapılan her iş paldır küldür yıkılırsa güven kaybı olur ki, bunun olumsuz neticesi yine sana yansır. Bilhassa yerel yönetimler yerel halk ile ortak kararlar almalıdır. Halka gitmekten ve halka sormaktan çekinmeyelim. Ortak alınan kararlar nedeniyle, yapılan projeler doğru netice vermese de çok eleştiri almaz. Ama ben yaptım oldu düşüncesi ile atılan her adım mutlaka baştan eleştiri almaya başlar ve olmaz ve olmaz oğlu olmaz.

Çok seslilik daima çok çeşitlilik demektir. Yani çok çeşit düşüncelerden çok değişik fikirler üretilir. Aslında “ Kent Konseyleri” bu konuda birleştirici ve proje üretmede lokomotif görevi görebilirler. Ama önce kent konseyleri şehir bilincinde üretken kapasiteye sahip olmalıdır.

Yerel yöneticiler ufku geniş, dünyaya açık, yabancı dil bilen, global dünyayı takip eden kişilerden oluşmalı ki, şehre  katkıları olsun. Proje adamı olmak bir günlük iş değildir. Kent konseyleri yeni proje üreterek halkın tercümanı olmaları gerekir. Düşünülen projelerde halk ile ortak kararlar alınmalı ve katılımcı fikirler neticesinde üretilen projeler meclise indirilmelidir. Kent konseylerinin direkt karar yetkisi yoktur ama meclise proje önerme sorumluluğu vardır.

Netice olarak paldır küldür yapılan her proje paldır küldür yıkılıyorsa bu o şehre yapılan en büyük haksızlıktır. O şehrin kaynaklarını hibe etmektir. Her atılan geri adım da yönetim zafiyeti doğurur ki, bunu hiç birimiz arzu etmeyiz. Bir kenti yönetmek ortak akılla olmalı ki, katılımcılık ruhu daha da gelişsin. Eğer yeni yeni fikirlere açık olmaz isek, yeni nesil hiçbir şeye karışmaz. Eğer kentin halkına bir şey sormazsanız, o halk iyi de olsa kötü de olsa her şeyi eleştirir. Ondan sonra sadece ELEŞTİREN TOPLUM oluruz. SORALIM. KONUŞALIM. ORTAK KARAR VERELİM.