Sırf neden bir deneme olmasın diye, bir gün aldım kalemi elime ve anılarımı kağıda dökmeye karar verdim. Bir sene önce başladım anılarımı yazmaya. Daha sonra yine tam tesadüf yazar ve şair Gökhan Akçiçek ile karşılaştım. Karşılaşmamıza şair ve aynı zamanda ilk okul arkadaşım Cevat Ok vesile oldu.
Bir gün üçümüz saatlerce sohbet ettik. Kaleme döktüğüm anılarımı kitaplaştırmamı tavsiye ettiler. Ben yapı olarak tez karar veren biriyim ve hemen yola koyuldum. Ailem de uzun zamandır anılarımı yazmamı istiyordu. Ben okumayı ve yazmayı seven biriyim. Yıllardır yerel basında yazılar yazıyorum. Çok uzun süre hiç aksatmadan günlük yazılar yazdım. Kendim gazete de çıkardım. Televizyon sahipliği ve televizyon programcılığı da yaptım. Kendim meslek olarak teknik elemen olmama rağmen edebiyat ile iç içeyim. Yani yazmaya çok uzak değilim. Biraz da bundan cesaret alarak yazdığım yazıları eser olarak toparlamaya karar verdim. Bu konuda beni en çok Gökhan Akçiçek ve Cevat Ok cesaretlendirdi. Benim ki sadece amatör bir deneme idi. Daha sonra imza günü organize ederek okurlarım ile buluştum. İşte o imza günü, iyi ki yazmışım dedim. O gün dostlarımın beni yalnız bırakmaması beni çok mutlu etti. Çok heyecanlandım.
Şunu anladım ki, insan sevdiği işi yapmalı ve karar verdiğinde geri adım atmamalıdır. En çok mutlu olduğum ikinci husus işe, kitabımı okuyanlarım güzel yorumları oldu. Çünkü kitabımda en yakın akraba ve dostlarımın dahi ilk defa duydukları ve okudukları anılarım onlara ilginç gelmişti. Bundan cesaret alarak bir de roman yazmayı denemek istiyorum. Henüz yazma aşamasındayım ve yılbaşında bitirmeyi planlanıyorum. İnşallah hayırlısı ile bundan da yüzümün akı ile çıkarım.
Dualarınızı bekliyorum.
