Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur içinde.
Kalbur da saman içinde. Cinler cirit oynarken eski hamam içinde. Ben nenemin beşiğini, tıngır mıngır sallarken…
Uzak ülkelerin birinde parlak tüylü, ateş gözlü bir kedi yaşarmış. Bu kedi, en karanlık yerdeki en kara fareyi bile bir atılışta yakalarmış.
Evinde değil, mahallesinde değil, kocaman köyünde bile farelerin kökünü kurutmuş. Artık köyünde yiyecek fare bulmayan kedi, başka bir köye gitmek üzere yola çıkmış. Gitmiş, gitmiş…
Çiçeklerin üzerinde vızıldayarak dolaşan bir arıya rastlamış. Selamdan sonra, kedi şöyle demiş:
-Ey karı kardeş! Nasılsın, hayatından memnun musun?
Arı:
-Çok memnunum, demiş.
Özgürlüğümü dünyalara değişmem. Ne karışanım var, ne görüşenim. Bütün kırları kendi başım dolaşır, canımın çektiği çiçeğe konarım. Hem beslenirim, hem bal yaparım. Böylece özgürlüğün, gezip dolaşmanın tadını çıkarırım. Kısacası, gezgin olmak o kadar güzel ki!
Arıdan bu cevabı alan kedi, birden gezginliğe merak salmış. Arı gibi dünyayı dolaşmaya, diyar diyar dolaşmaya karar vermiş. Tam o sırada, bir göçmen kuş gelip yakında ki bir ağacın dalına konmuş. Kedi, göçmen kuşa sormuş:
-Sen çok yerler gezip dolaşıyorsun. Benimde böyle bir niyetim var. Tavsiye eder misin?
Göçmen kuş, yüzünü buruşturmuş:
-Hiç tavsiye etmem arkadaş, demiş.
Herkesin belli bir yurdu, yuvası olmalı. Bize, “Yuvasız, yurtsuz kuşlar.” Diye boşuna dememişler. Bana kalırsa yurduna dön. Fareleriyle, köpekleriyle, insanlarıyla o köy; senin yurdundur. Başka yerlere gitmeyi aklından bile geçirme…
Bu sözler üzerine iyiden iyiye kararsızlığa düşen kedi, bir kelebek görmüş. Ona da aynı soruyu sormuş. Kelebekte böyle şeyler düşünmemesini söylemiş parlak tüylü, ateş gözlü kediye.
Parlak türlü, ateş gözlü kendi kendine:
“Bunca gezgin hayvan, yurdumu tek etmemi önermiyor. Elbette bunun bir nedeni vardır. En iyisi köyüme geri döneyim.” Diye düşünmüş. Köyüne dönen kedi birde ne görsün? Fareler, yeniden çoğalmış, her yeri sarmış. Bizim parlak tüylü, ateş gözlü kediye gün doğmuş. O günden sonra bir daha, gelişi güzel fare avlamamış. Fareleri sadece ihtiyacı oldukça yakalamaya başlamış.
(Fransız Masalı)


