Bugün, 8 Mart 2026 Pazar

Abdullah ALTAŞ


EKMEĞE VE MİLLETE HAKARET!

EKMEĞE VE MİLLETE HAKARET!


Dünya kurulalıdan beri insanlığın en büyük gıda ihtiyacı, yaşamsal öneme haiz, olmazsa olmazı ekmektir. Allahutaala’nın kullarına bahş ettiği başta gelen en büyük nimeti “Ekmek" tir.

Ekmeğin kaynağı, malum olduğu üzere buğdaydır. Buğday, çokluğun ve bereketin sembolüdür. Kur'an - ı Kerim’de Allahutaala buğdaydan bahsetmektedir.

Kültürümüzde ekmeğe çok önem verilmiştir. Toplumumuzda ekmekle ilgili önemli sözler vardır. Evlenecek bir genç için "Önce ekmeğini eline alsın" denir. Ailesini geçindirecek bir işi olması gerektiği anlatılmak istenir. Gene yolda giderken bir ekmek parçası görsek, onu alır öper alnımıza koyar sonra insanların gelip geçerken basmayacağı bir kenara koyarız. Bu konuda büyüklerin öğütleri dinlemişizdir. Toplumumuzda ekmeğin, ekmek parçalarının çöpe atılmaması kültürüne özen gös terilmesini görmekteyiz.  Toplumumuzda çok cömert ve misafire ikramda bulunmayı seven insanlar için" çok ekmekli, ekmek sahibi bir insan denir"

Toplulumumuzda insanlar arasında maddi problem çıkınca "Ekmeğimle oynama! veya kimsenin ekmeğiyle oynamak istemem! “  sözleri kültürümüzde ekmeğin önemi, ne denli bir yeri olduğu onunla neler anlatılmak istendiğini görüyoruz!

Farklı bir boyut olmakla birlikte siyasiler" Ekmek" üzerinden vatandaşa uygulacağı politikaları anlatmaktadır. Ekmek en başta gıda olmakla birlikte bizim için bir kültürdür.

"Ekmek aslanın ağzında, ekmek çarpsın, ekmek elden su gölden,  ekmeğine göz koymak, ekmeğine yağ sürmek, ekmeğini kazanmak, ekmeğini taştan çıkarmak,  ekmeği ile oynamak, ekmek düşmanı, ekmek kapısı, ekmek parası..."

Tüm bu atasözleri ve deyimler "ekmeğin" maddi ve manevi olarak yaşamımızda ne denli yeri olduğunu göstermektedir. Ekmeğin yapısı itibariyle içerdiği  vitaminleri saymağa şimdilik gerek yok bu da ayrı bir konu....

Bu bilgi ve kültürden mahrum, ekmek üretiminde bir yere baş olmuş kendisinde varlık görmüş, cahil lüks yaşantısını ekmekten kazanan ve sağlayan böyle bir yaşantıyı ekmeğe borçlu olan, fazla yemekten "Bufalo" ve "Kurbanlık dana" ya dönüşmüş, "ebleh", (Geri zekalı) bir adam (Kusura bakmayın, yanlışlıkla 'adam' dedim) bu hilkat garibesi (Bedeninde doğuştan gelen ve normal olmayan) Geçtiğimiz günlerde, ülkemizdeki insanların fazla ekmek yemekten "Aptal" olduğunu, bu yüzden dolayıda mevcut hükümetimiz 20 yıldan beri iktidar yaptığını söyledi, işi oraya getirdi.

Bu nesne arpa yiyor olsa gerek , yediği arpayı biraz fazla kaçırmış olmalı ki, sağa sola saldırmaya millete hakaret etmeye başlamış. Bu zırcahili hasbel kader bir yere baş yapmışlar.

Milletimiz 20 yıl önce, yemek ve kahvaltısında devamlı sofrasında portakal suyu, biftek, havyar kaymak ve bal mı tüketiyordu?

Milletimiz, Çanakkale savaşında vatan için can verirken kebap ve çikolata mı yiyordu?

Bu, yiye yiye doymuş ve patlayacak seviyeye gelmiş cahil, gözü dönmüş olmalı ki, millete hakaret etmektedir.

Gönül arzu ediyor ki, bu millete hakaret, hukuki açıdan cezasız kalmasın!