Bugün, 15 Mart 2026 Pazar

Taner ÇELENK


EKONOMİ BİLMEZDEN TAVSİYELER

EKONOMİ BİLMEZDEN TAVSİYELER


Bir hafta boyunca bu hafta hangi konuyu işlesem diye düşündüm, hangi konuya niyet ettiysem bir türlü kalem ilerlemedi. Ekonomi, geçim sıkıntısı, durmak bilmeyen zamlar, alım gücünün düşmesi ülkenin ana gündemi olunca ekonomiden neredeyse hiç anlamayan ben de bir şeyler söylemezsem eksik olacak gibi geldi sanki.

Yani benim bile ekonomi ile ilgili söz söyleyecek duruma gelmem olayın vahametini açıklamaya başlı başına yeterli olduğu kanaatindeyim.

O zaman ben de dilim döndüğünce naçizane birkaç tavsiyede bulunayım. Körün taşı derler eskiler. Belki de söyleyenin değil söyletenin, yazanın değil yazdıranın hatırına hedefe birkaç isabetli söz yollamış oluruz.

Pandemiyle beraber Dünyanın büyük bir ekonomik imtihandan geçtiğini ve birçok ülkenin batma noktasına geldiğini biliyorduk. Ardından batının yoğun çabasıyla başlatılan Rus – Ukrayna savaşı bilhassa sanayi alanında kalkınma hamleleri ve büyük yatırımları olan ülkeleri tabiri caizse şiddetli bir sarsıntıya uğramış ve uğramaya da devam etmektedir. Bir de bizim gibi enerji de neredeyse tamamen dışa bağımlı ve kur baskısı yaşayan ülkeler iki kez fazladan sarsılmıştır.

Bütün bunların yanında Yunanistan gibi bir komşumuzun olması, Batı ve Amerika gibi sahtekâr müttefik görünümlü düşmanlarımızın olması, güneyimizde bir terör devleti oluşturulması için tüm çabaların devam etmesi, içerde milli birliğin sağlanamaması, hatta büyük bir güruhun ülkenin kötü gidişine omuz vermek yerine bu durumu koltuk ve iktidar umutlarının yeşermesi olarak gördüklerinden ellerini ovuşturarak seyretmeleri hatta bana göre köstek olmaları ve tabi ki iktidar sahiplerinin yeterli ekonomik tedbirleri alamaması ve politikalar üretememesi önemli etkenlerin arasındadır. Gözü doymaz, ahlaksız, fırsatçı, stokçu esnafımızı da unuttuğumu zannetmeyin.

Gerçekten bulunduğumuz coğrafya dünyanın en güzel coğrafyası olduğunu ve bu coğrafyaya hâkim olanın her an dünyaya hâkim olma ya da süper güç olma iddiaları içerisinde olma ihtimali olduğunu burada yaşayanlarda dünyanın diğer coğrafyalarında yaşayanlarda bilirler. Bu yüzden bu coğrafyaya hükmeden tüm milletler coğrafyanın nimetlerinden istifade ederken ağır bedellerini de daima ödemişlerdir. Biz de yaklaşık bin yıldır bu coğrafya da var olmuşuz ama çok ağır bedeller de tarih boyunca ödemek zorunda kalmışız.

Neyse, konu ekonomi olacakken tarihe döndü bir an. Şuan bu kötü gidişe ekonomi bilmez benden tavsiyelere geçelim.

1.Rahmetli Erbakan Hocamızın 1 yıldan az bir zamanda faizlerin yüzde yüz düşmesine neden olan, memura tarihin en büyük zammının verildiği ve denk bütçenin sağlandığı Havuz sistemi (internette detayı var) acil getirilmeli.

2.Devletin kaynakları kullanılarak yapılan büyük ve acil olmayan yatırımlara başlanmamalı, başlanmış olanlarda bir süre durdurulmalı.

3.Bakanlıkların kendilerine tahsis edilen bütçelerini bitirmek çabalamalarının, saçma sapan harcamalarının önüne geçerek tasarrufa teşvik edilmeli hatta en çok tasarruf yapan bakanlıklar tebrik edilmeli.

4.Tasarruf aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağıya başlamalı.

5.Belediyeler asli işlerini (yol-su) unutup saçma sapan projelerle halka ayırması gereken kaynakların israfına acil son vermeli.

6.Belediyelere ayrılan bütçelerin kısılması.

7. Tarım ve hayvancılığın yaygınlaştırılması için ürün miktarınca ve hayvan başına destek verilmeli. Memlekette tohum ücretsiz dağıtılmalı.

8. Üreticiyi acilen aracıların zulmünden kurtaracak tedbirler almalı. Gerekirse devlete ait soğuk hava depoları ve her şehirde haller kurulmalı ve buralardan manavlara dağıtım yapmaları.

9.Devlete ait ekilmeyen araziler vatandaşa geçici süreyle bedava ekmeleri için verilmeli ya da bizzat devlet eliyle ekilmesi sağlanmalı.

10.Dünyayı beklediği tahmin edilen kıtlık için büyük tahıl vb. stoklar yapabilecek depolar yapılmalı.

11.Stokçulara ve vurgunculara işyeri kapatma ve hapis gibi çok ağır cezalar getirilmeli

12.Konut satışı ve kiralamalar için devlet eliyle her bölge için rayiç bedel belirlemeli ve noter eliyle kiralamaların zorunlu olması ve belirlenen rayiç bedelin üzerinde kira ve satış yapılmasının önüne geçilmeli.

13.Ülkenin bekasından ve vatandaşın huzur ve refahından daha önemli bir şey olamayacağı için vatandaşı bunaltacak, canından bezdirecek, yaşayamaz hale getirecek hiçbir kanun ya da uygulama da ne pahasına olursa olsun ısrar edilmemeli. (Serbest Piyasa uygulaması)

14.En adi hırsızlıktan büyük dolandırıcılıklara kadar cezalar caydırıcı olmalı.

15. Türk Lirasıyla ticaretin dünyaya ihraç ettiğimiz ürünlerde olabildiğince zorunlu kılınması. Ülkeye döviz girişinin önüne engel gibi görünse de bence Türk Lirasına talebin ve alışılagelmiş dolar ticaretinin önüne geçmede ve alternatif bir yöntem olarak dünyaya örnek teşkil etmesi anlamında önemli olduğunu düşünüyorum.

16. Bakanlıklarda bilhassa üst kademelere yapılan atamalarda liyakat esas atamalar yapılarak yeterli tecrübenin oluşabilmesi ve başarısının ölçülebilmesi için yeterli süre atananlara verilmeli.

17.Maddi kaynak israfına yol açacak tüm şaşalı açılış, kapanış, karşılama, uğurlama, ağırlama giderleri kısılmalı ya da iptal edilmeli…

18.Çağın gereği olan ve istihdama yönelik bilişim ve sanayii yatırımlarına, fabrika açılışlarına, fabrikalar kuracak fabrikalara yönelik yatırımlara ve ar-ge çalışmalarına ağırlık verilmeli.

19.Alternatif enerji kaynaklarına yönelik yatırımlara hız vermeli.

20. Bor vb. ülkemizde bol miktarda bulunan madenlerle ilgili ar-ge çalışmalarını artırarak ham madde satmak yerine işlenmiş ve katma değer üretecek ürün haline getirilmiş madde satışına geçme çabaları artırılmalı…

21. Daha çok şey yazılır şüphesiz ancak bize ayrılan yer ve milletimizin uzun yazıları okumama özelliğini düşünerek son söz olarak: Vatandaşın cebine yansıyacak ve vatandaşın rahat bir nefes almasını sağlayacak çalışmalar her şeyin önüne alınmalı. (İnsanı yaşatırsak devletimiz yaşar.)

Ekonomi bilmez bir vatandaş olarak yanlışlıklara buğz etmenin ötesinde bir çaba olarak kabul olması Cenab-ı Hak’tan niyazımdır.

Selam ve dua ile kalın sağlıcakla.