Bugün, 11 Mart 2026 Çarşamba

Mustafa KÖKSAL


ESKİDEN

ESKİDEN


Ne güzellikler vardı, eskiden akşamları peyde oturup kız - erkek kim kimle, kim bugün ne yaptı konuşulurdu. Eskiden dar alanda 3’e 3 maçlarımı olurdu gazozuna, eskiden uzaktan bakar mutlu olurduk aşkımıza, sevdamız tertemizdi.

Eskiden büyükleri görünce mahallede ayağa kalkardık, eskiden cici annelerin o yağlı ekmeklerin üstüne şeker ekilmiş yemeliklerin bugün tadını bulda bana gel.

Eskiden kavgamız, dargınlığımız bile bir kaç saniye idi, eskiden büyükler geçerken ayağa kalkardık mahallede, oda bize selam verirdi.

Eskiden mahalle maçlarının bile tadı baklava tadı idi. İddiaların, hırsın teri güzeldi. Eskiden babanın, ananın verdiği 5 kuruşun değeri ölçülmezdi. Hele simitin tadı, Köprübaşı’nda Aydın’ın babasının pidesi, gazozu...

Eskiden sevdiklerimize uzaktan bakardık, konuşma mı? O kadarda Musa değildi aşk. Ya bir şey derse, korkardık esahtan.

Eskiden babam belediyede müdürdü, hafta içi mahalleden 3 çocuk gider para isterdim babamdan, oda bıkardı, evde nasihat ederdi. Derdi ki; "oku."

Hele Bucak, Elmalık, Yenimahalle, Selimiye maçları. En sinir olduğumda Alucra takımını yenemezdik, ne takımdık... Mahmutu, Gıdıbisi, Fevzisi, Erolu, Behçeti, Hamiti vs.

Eskiden Esnaf Spor bir Efsane, Kirazlimanı, İdmanyurdu..... Eskiden dostluk vardı, mahalle kardeşliği. Eskiden Ordu vardı, dokusu evleri sokakları, nazipbey suyu akan çeşmeli sokakları.

Eskiden ne yoktu ki, insanlık vardı en önce. Bugün o kaldı mı?