Bugün, 17 Ocak 2026 Cumartesi

Mehmet Ali AYDIN


EVLERİMİZ-5

EVLERİMİZ-5


 

Zaman zaman paylaşımlarımda hem geçmişi hatırlamak ve hem de yaşamayanları geçmişe götürmek adına buradan tarihi ahşap evleri paylaşmaya gayret ediyorum. Modern site ve apartmanlarda kalanlara bunlar bir anlam ifade etmiyor olabilir. Fakat anlayanlar içinde çok anlam ifade ediyordur mutlaka.

Yaşı ellinin üzerinde onlarımızın çoğunun hayatının bir bölümü bu evlerde ve kalabalık ailer içinde geçti. Bu evlerde alan belki dardı ama yaşayan insanların kalbi, gönlü ve dünyası çok ama çok genişti. Hiç unutmam rahmetli dedemin köydeki evi geniş bir mutfak, iki oda ve girişte büyük bir salondan ibaretti.

Buradaki geniş kelimesi sizi yanıltmasın hepi topu 80 metre kare civarında bir ev. Biz bu evde dede, nine, baba, anne ve amclarla birlikte bazen 25 (yazıyla yirmi beş) kişi kalırdık ve herkese yer vardı. Bazen bir yatağa beş altı çocuk birden sığardık. Herekse birer oda nerede şimdiki gibi.

Günümüzde mekanlarımız çok geniş, bizim ev şimdi yüz altmış metre kare. Çocuklar büyüyüp yetişti ve sonuncusunu da evlendirince hanımla kaldık ikimiz. Evin çoğu yeri boş ama ev bize dar geliyor nedense. Evler dar değil belki ama bizim dünyamız daraldı. Paylaşma duygumuz köreldi. Gönlümüzü başkalarına açmakta sıkıntılar yaşıyoruz.

Dünyamızı "aman sendecilik" kuşattı. En yakın kapı komşumuzun farkında bile değiliz. Halbuki rahmetli anacığım, sabahları hayvanları sağınca eve gelmeden komşularda hayvanı olmayanların sütlerini verir, artanı eve getirirdi. Şimdi, şimdi mi? Sormayın gitsin evde işe yaramayan varsa elimiz titreyerek ihtiyaç sahiplerine vermeye kalkıyoruz. Kullanılacak olanlarsa evin bir köşesinde yıllarca bekliyor.

Bizi bu hale medeni olacağız diye koştuğumuz batılık hayali getirdi. Olmayan aile hayatlarını bize medeniyet diye dayattılar. Hangimiz evimizde yaşlı anne ve bababmızı bakıyoruz. Bir hizmetçi tutup, ayrı bir dairede onlara baktırıyor ve rahatımzın bozulmasını istemiyoruz.

Daha denecek çok şey var ama çok konuşunca da geveze diyorlar. Ne yazık ki sevgi, saygı, hoşgörü ve insanlığımız medeniyet yolunda giderken aşındı ve yok olmaya yüz tutu.

Hep diyoruz ya nerede o eskiler. Eskileri ne yazık ki biz eskiterek yok etti. Yenileri de aslına uygun inşaa edemedik.