Bugün, 26 Ocak 2022 Çarşamba

Levent AKTAŞ


FINDIK BİZİM MİLLİ ÜRÜNÜMÜZDÜR!

FINDIK BİZİM MİLLİ ÜRÜNÜMÜZDÜR!


Sevgili okuyucularım, merhaba…

Her hafta sizinle buluştuğumuz gibi, bu hafta da yine sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyorum.

Koronavirüs vakalarının arttığı ancak aşılamanın da çok hızlı bir şekilde devam ettiği, bazı ilçelerimizde meydana gelen sel felaketinin ardından nihayet fındık ayına da girmiş bulunuyoruz. Allah herkese sağlıklı, bereketli ve bol kazançlı günler nasip etsin, inşallah!

Karadeniz insanının 11 ayını bu mahsule bakmakla geçirdiği fındık, hepimizin geçim kaynağı olmasının yanında, çoğu insanın da hayallerini süslediği bir aydır.

Kızların gelin, erkeklerin damat olmayı beklediği ay, hep fındıktan sonraya bırakılan hayallerden biridir mesela. Okula giden çocukların ve gençlerin okul harcamaları hep bu ayda kazanılan parayla yapılır. Düğünler, yemekler, mevlitler hep bu aydan sonraya saklanır. Kimin ne hayali, beklentisi varsa, fındığın para etmesine bağlıdır. Yoksa hayaller yine bir başka bahara bırakılır.

Hayaller bir yana dursun; fındık ürünü çok zahmetli, uğraşması zor, bir o kadar da insanı canından bezdiren bir üründür. Belki de hiçbir ürünü yetiştirmek bu kadar kolay değildir. Bizim yöremizde sadece fındığı yetiştirdiğimiz için belki de bize çok zor geliyor olabilir. Her yörenin kendine has ürünlerinden elbette bakımının çok zor olduğu ürünler de vardır.

Fındığın kalın olan dallarının kesilmesi, o dalların bahçeden çıkarılması, gübrelenmesi, otunun temizlenmesi, en az yılda 3 defa ilaçlanması, yüksek kesimlerde domuz varsa zarar vermesin diye o fındık dallarının tek tek yukarıya kaldırılarak bağlanması, toplatılması, taşınması, harmana serilmesi, ara ara karıştırılması, kurutulması, patoza verilmesi, çuvallanması, tüccara getirilmesi sadece insan gücüne ve paraya bağlı olarak yapıldığını sayarsak, fındık ürününün ne kadar da zahmetli, olduğunu sizlere bir kez daha saymış oluruz.

Tüm bunlar bir yana, bu kadar masrafın ardından bir de fındık para etmezse, işte o an insanların gözündeki umutsuzluğa bir bakın. Bu üretici ne bu ürünü yetiştirmek ister, ne de bu kadar zahmete katlanmak ister.

Dünyanın %75‘lik bölümü Karadeniz Bölgesi’nde yetişen fındığımıza hem bizler, hem de bölge milletvekillerimizin sahip çıkması gerekir. Fındığın maliyetini bile karşılamayan bir fiyat verildiğinde, “emin olun bu bölgeden hükümet adına bir vekil dahi çıkaramazsınız” diyeceğim ama siz çıkarırsınız.

Fındığın maliyeti düzgün hesaplanmalı, üreticinin yüzünün güleceği bir fiyat açıklanmalıdır. Tabii bu seneden yine geçti.  Umutlar bir başka bahara kaldı. Fiyat açıklandı, millet isyan bayrağını çekti. Kimi farklı ürünlere yöneleceğini, kimi de fındığını kökünden keseceğini söylüyor olsa da fındık bizim milli ürünümüzdür. Ve vazgeçilmemelidir.