Güzelim memleketimizde hiçbir seçim dönemi yoktur ki öncesinde bombalı ya da provokatif bir eylem olmasın. Dünyanın bilhassa az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerinde sözüm ona dünyayı yöneten güçlerin sözcülüğünü yapan, ne derse uyan bir lider yoksa mutlaka o lideri değiştirmek için bir kaos planı yine dünyayı yöneten o güçlerce planlanmaktadır. Eskiden beri gelen bir klasik halini almış bir uygulamasıdır bu adamların.
Yine aynı hain plan olduğunu düşündüğüm bir plan bu sefer Taksim İstiklal Caddesinde devreye sokuldu. Yine o kirli eller maşalarını devreye soktu.
Bahsettiğim bu güçlerin her ülkede destekledikleri ve istedikleri zaman devreye soktuğu illegal örgütleri mevcuttur. Bu illegal örgütleri olabildiğince masum göstermek, o kadar da kötü değiller dedirtmek için var gücüyle çalışan, hedef saptıran bir de medya organları mevcuttur. Öyle bir algı yürütür ki bu “legal” medya organları, bakmışsınız ki ülkeyi sarsan bir terör eyleminin sonunda ne terör konuşulur, ne terörist. Olayı gerçekleştiren teröristler bırakılmış, unutulmuş, olayda ihmali, kusuru olanlar, hükümetler… linç edilmeye başlanmıştır çoktan. Çünkü bahsettiğim medya organlarının asıl görevleri bunlardır zaten. Çünkü bu organları besleyenler, fonlayanlar işte bu günler için besliyorlar zaten bunları.
Ülkemizin dört bir yanına üst kurarak bizi çembere almaya çalışan. Yunanistan’da Lozan anlaşması gereği silahsız olması gereken adalara dahi ülkesinden gönderdiği askeri ekipmanların yığılmasını sağlayan. Hiçbir zaman zor günümüzde yanımızda olmayan, bize savunma silahı dahi satmayan sözde müttefikimiz, NATO üyesi ABD’nin jandarmalığını yaptığı ve hiçbir zaman hiçbir kirli işte görünmeyen ama dünyadaki her kötülükte parmağı olduğuna inandığım İngiltere ve Ülkemiz topraklarının bir kısmını da kapsadığı “büyük İsrail” hayali peşinde koşan ve bu uğurda her türlü zorbalığı ve gayrimeşru işi yaptığını açıkça gördüğümüz, bildiğimiz Siyonist İsrail’in bu işin içinde olduğundan hiç şüphem yok.
Bu eli kanlı ülkeler, örgütler mutlaka bir taşta birkaç kuş vuracak planlar yaparlar. Yine dikkat edelim. Terörist Suriye uyruklu, Afrin ’den giriş yaptığını söylüyor. (Afrin kimin kontrolünde?) “Tesettürlü”… Parçaları birleştirin isterseniz. Daha bilmediğimiz bir sürü arka plan vardır. Bu sadece bir çırpıda gözümüze batanlar…
Naçizane kıymetli dostlar. Bu “büyük devletlerin” sözcüleri sadece Allah Bir derlerse inanın. Büyük haritanız her daim gözünüzün önünde olsun. Bunlar hiçbir zaman gelişmekte olan bir ülke daha gelişsin diye destek vermez. Pazarlarını paylaşmaz. Seni Pazar olmaktan çıkarmamak için her şeyi ama her şeyi yapar unutma!!!
Bir de her patlamadan sonra bakıyoruz o ne dedi bu ne dedi diye. Geçelim bunları artık. Bence patlamadan önce kimin ne dediği daha önemli. Patlamadan sonra dahi örgüt ismini ağzına almaktan imtina eden insanlar bu devletin değişik kademelerini işgal etmesi ne kadar vahim ve acı. Terörle iltisaklı olan, teröristler lehine eylem ve söylemde bulunan herkes orada ölen çocuğun ve diğer vatandaşlarımızın katilleri arasında sayılır. Teröriste idam gelmeden, teröre yardım ve yataklık yapana ağır cezalar gelmeden daha çok çekeriz bu sıkıntıları Allah korusun.
Bu memleket Avrupa birliği uyum yasaları ile yönetilemez. Terörizm ve vatan hainliği konusu bu memlekette eylem ve söylem özgürlüğünün bittiği nokta olmalıdır. Masum canlara kıymaktan, toplu katliamlar yapmaktan çekinmeyen, ülkeyi karıştırmak, bölmek, parçalamak için her yolu deneyen bu eli kanlı maşaları savunan da teröristtir.
Hain Taksim saldırısında şehit düşen tüm vatandaşlarımıza Allah Rahmet eylesin. Yaralılarımıza acil şifalar ihsan eylesin. Geride kalan gözü yaşlı kederli ailelere sabırlar ihsan eylesin. Rabbim bu cennet vatanımızı tüm hainlerden ve şer odaklarının şerrinden korusun. Bir daha bu ve benzeri bir acı milletimize yaşatmasın inşaallah…
Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…
