BAK anne taş attı çocuklar anne, yetim dediler, alay ettiler. Taşlar başıma geldi anne, kanadı be anne.
Kapsamda kurtulamadım taştan, gömleğinin yarısı kaldı ellerinde, babam yoktu, niye be anne.
Üstelik dost dediklerimdi anne, neden yaptılar bunu bana? Beni kanla yolda bırakıp kaçtılar. Elimde bir yağlı somun ekmek, sırtımda kırmızı hırka, ucunda sevda türküm be anne.
Düştüm.
Taşa takıldı gömleğimde, onlar yirtılar onu anne. Koştum çakal çıkmaza babama şikayet ettim onları anne. Duydu mu acaba?
Sanki bütün yatanlar tek tek kalktılar sanki ayağa, gömleğime baktılar anne, yırtılmış dediler.
Ve sonra gittiler de babam niye yoktu anne? Gömleğimi sen almıştın anne, dost sandığım onlar yırttılar be anne.
Yırttılar.
DAYI
Ağlama, biliyoruz kimsenin istediği bu değil. Yaşarken görmek istediğinde bu değil. Kızma dayı, onca yıl çile, dert, fakirlik bekledin, istediklerin geldi, hayaller kurun, çocukların için, millet için umutlandım dayı...
Bu sevincini anlatacağın dostların vardı, anlatamadım ya, utandınya sana reva görünenden, başın eğildi evlatlarına, dostlarına, sen neler gördün be dayı, başını diktut. Sabırla bekle, güneş yakın. Senin günahın değil desteklediklerinin sana sunduğu yaşam.Birgün güler o yüzün, karamsar da olma dayı.
Bugününe şükret, yarını düşünme, bilinmez 3 denklem.
Daha ağırı olmasın, olursa işte o zaman hüngür hüngür ağla dayı.


