Bugün, 17 Nisan 2021 Cumartesi

Mehmet Ali AYDIN


HATIRALAR HATIRLANDIKÇA-16

GAZİLİ YILLAR-3


Artık okulun hakimiyeti biz ele geçirince aşırı uçtaki solcu, komünist ve anarşistler okulu ter etmek zorunda kaldı. Her olayda başka yerlerden gelip okulda olay çıkaranlar artık okul civarından geçemez oldu. Kısa sürede karışık dönemde okulu terke eden ve bu olayların içinde olmayan ve çok fazla tanımayan her düşünce ve görüşten öğrenciler okula devam etmeye başladılar. Okulun mevcudu yine de 3500-4000 kadar ancak vardı.

Benim Okuduğum 74-77 yılları arası Türkiye’nin her bakımdan istikrara hasret kaldığı yıllardı. Sık sık koalisyon hükümetleri kuruluyor, yıkılıyor. Sokak kavgaları ve anarşi olayları nedeniyle her gün onlarca insan hayatını kaybediyordu. Aynı silahla sabah Milliyetçi biri vuruluyorsa öğleden sonra solcu biri vuruluyordu. Kirli eller ülkedeki kardeş kavgasını körüklüyor ve bu milletin evlatlarını birbirine kırdırıyordu.

Mesela benim okuduğum üç yıl içerisinde beş (rakamla 5) koalisyon veya azınlık hükümeti kurulup yıkılmıştı. Ortalama yedi ayda bir hükümet değişen bir ülkede, istikrar ne arasın. Bir de her hükümet değiştikçe makam ve mevkilerdeki adamlarda; benim adamım, senin adamın diye koltuk değiştiriyor, hükümetler değiştikçe memurlar da sürgüne hazırlanıyorlardı. Doğudaki Kürt sorununun nedeniyle hükümetlerin devlet memurlarına uyguladığı sürgündür. Batıdan doğuya sürülen memurlar orada halka hizmet yerine makamından aldığı güçle millete eziyet edince, oralarda yaşayan insanların devletin aleyhine dönmesine neden oldular.

Benim okula başladığım zamanda başta 1. Ecevit Hükümeti vardı. CHP ve MSP koalisyon kurmuşlardı ve bu hükümet 26.01.1974 ile 17.11.1974 tarihleri arasında görev yapmıştır. Koalisyon ortakları anlaşamayınca hükümet istifa etti. Yerine Sadi Irmak tarafından teknokratlar hükümeti kuruldu ama güven oyu alamayınca çok kısa sürede görevi yeni kurulan meclis hükümetine devretti. (17.11.1974-31.03.1975)

Demirel’in 4. Defa başbakan olduğu Milliyetçi Cephe Hükümeti kuruldu. (AP, MSP, MHP ve CGP) tarafından kurulan bu koalisyon hükümeti 1977 genel seçimlerine kadar görev yaptı ve seçimlerden sonra istifa etti. (31.03.1975- 21.06.1979). Bu defa seçimlerden galip çıkan ama yeterli sayıda çoğunluğu sağlamayan Ecevit II. Defa başbakan olarak azınlık hükümeti kurdu. Güven oyu alamayınca hükümet yine düştü. (21.06.1977-21.07.1977)

Hükümeti kurma görevi yeniden Demirel’e verildi. O da ikinci Milliyetçi cephe Hükümetini kurarak 5. Defa başbakan oldu (AP, MSP ve MHP) 21.07.1977- 05.01.1978 tarihleri arasında görev yapan bu hükümet zamanında ben de okulu bitirmiş ve öğretmen olarak Bolu ili Seben İlçesi Seben Lisesine öğretmen olarak tayin olmuştum. Bu hükümet döneminde de istikrarsızlık, anarşi ve terör nedeniyle iç karışıklıklar devam etmiş ve nihayet Adalet Partisinden ayartılan 11 şerefli millet vekilinin istifası sonrasında verilen Gensoru ile bu hükümet düşürülmüştür. Bundan sonra ülke daha da karanlıklara gömülecek, olaylar daha da tırmanacak ve her gün 30-35 vatandaşımız terör olayları nedeniyle hayatını kaybedecektir ve 12 Eylül Darbesine giden yolun taşları döşenecektir.

Bizde bu zor dönemde anarşi ve terör olayları gölgesinde eğitimimiz sürdüreceğiz, zaman zaman olayların içinde, zaman zaman dışında kalarak okulumuzu bitirmeye gayret göstereceğiz. Bir yanda can güvenliğinin olmaması, bir yanda maddi imkansızlıklar bizim için en önemli problem. İkinci yılımızda artık okulda kavga çıkaran sol görüşlü öğrenciler yok. Zaman zaman okulla alakası olmayan militanlar okula baskın düzenliyor ama bizde onlara gerekli karşılığı veriyoruz.

Ben akşam bölümünde olduğum için her gece geç vakit Yenimahalle’deki evimize gitmek zorundayım. Okuldan direk otobüs yok, önce Ulus’a, oradan Yenimahalle’ye aktarma, bizde öyle yapmaktansa, ara yollardan kimsenin dikkati çekmeden eve gidiyoruz.

Bir sabah dersim olmamasına rağmen çok erken okula geldim. Çünkü o gün okula baskına gelecekleri konusunda bil almış ve biz de hazırlıklı olamaya gayret etmiştik. O gün günlerde 3 Kasım 1975’ti. Ben okulun aşağı kapısında okula girdim, benden çok kısa süre sonra ana kapıdan giren öğrencilere okulla alakası olmayan 30-40 militan pusu kurmuş ve okula gelen öğrencilerin üzerine, siperlerden yaylım ateşi açmışlar. Bu sırada okulumuz matematik bölümü 2. Sınıf öğrencisi Afyonkarahisarlı kardeşimiz Alparslan Gümüş, başından vurularak yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

Bu olay hem Ankara’da hem de Ülke genelinde büyük bir infial uyandırdı. Okulumuz öğrencileri ve katılımcılarla bizim okuldan Kızılay’a kadar sloganlar ve marşlar eşliğinde yürümüş, yol boyu apartmanların camlarına çıkan vatandaşlar bizlerin lehine sloganlar atarak evleri Türk Bayrakları ile süslemişlerdi. Bu olaydan sonra bizim okulda olaylar son bulmuş ve biz mezun oluncaya kadar herhangi bir olay meydana gelmemiştir. Fakat bizim kuşak okulu bitirince ve Ecevit Yeniden hükümet kurunca okuldan atılanlara 45 günlük eğitim hakkı tanımış ve okulumuz yeniden anarşi ve terörün karargahı haline gelmişti ne yazık.