Bugün, 11 Şubat 2026 Çarşamba

Mehmet Ali AYDIN


HAYAT SİZLERLE GÜZEL VE YAŞANILIR

HAYAT SİZLERLE GÜZEL VE YAŞANILIR


 

Bir ezanla geldiğimiz ve bir sela ile gideceğimiz hayat denen merdivenlerin 69. basamağından 70. basamağına adım attığım 29 EKİM’de beni yalnız bırakmayarak, gerek mesaj atarak, telefon açarak ve sosyal medya üzerinden güzel dileklerini ileten, mesaj atamayan ya da atmaktan imtina eden güzel insanlara çok çok teşekkür ediyorum...

Sizler olmasanız hayatın ne tadı kalır ne de tuzu kalırdı. İyi ki varsınız arkadaşım, dostum, kardeşim ve öğrencilerim olmuşsunuz. Hayatın bütün tatları sizlerle birlikte tadılıyor...

Altmış dokuz yıl demek dile kolay ama onun içinde 17 tane artık yıl, 25.202 gün,604.848 saat,36.290.880 dakika, 2.177.452.800 saniye ve217.745.280.000 salise olduğunu unutmamak gerekir. Ben lise fen kolu mezunu olmama rağmen rakamları telaffuz etmekte zorlanıyorum. Hele zamanımızın yeni yetmeleri belki de çoğunu okuyamaz bile.

Rakamlarla anlatılmaya çalışılan bu zaman dilimi içinde bir de yaşanılanlar var ki onu rakamlar değil kelimeler bile anlatmakta bazen aciz kalıyor. Kimini herkesle paylaşabildiğiniz gibi bazılarını kendinizden bile gizliyorsunuz.

Her düşen yaprak sizden bir şeyler götürdüğü gibi size ayrıca hayat bilgisi denilen güzel tecrübeler ve anılar katıyorlar.

Her ne kadar kafa kağıdımda 28 Ekim yazsa da rahmetli anamın deyişiyle ben bayram günü doğmuşum, hatta eski aylara göre de “darı” ayında doğmuşum. Mısıra bizde darı denildiği için bu aylar mısırın toplanma zamanı ve bu nedenle bu ay bizim takvimlerde “darı” ayı.

Hayatımın belki de en güzel günleri bir gariban çocuğu olarak öğretmenliğe başladığım ve meslek hayatımda geçen otuz üç yıllık dönemdir. Gerçi Allah’a çok şükür her anını üzüntülerle, zorluklarla ve sıkıntılarla da olsa güzel geçirdim. Bilerek, isteyerek kimseye kötülük yapmadım, incitmemeye çalıştım. Hep iyilik ve güzellik düşündüm. Fakat farkında olmadan da kimilerini incitmişte olabilirim ki onlardan bütün samimiyetimle özür diliyorum haklarını helal etsinler. Benden yanı helal olsun.

Son olarak buraya şimdi öğretmen olan ama zamanında Ordu ATATÜRK LİSESİ ’inde öğrencim olan Eda hanımın bir doğum günümde bana yazmış olduğu dileklerini paylaşarak yazımı bitireyim.

"Ben şu hayatta en çok hocası İsmail Fakirullah Hazretlerine aşık olan İbrahim Hakkı Hazretlerini ve hocası Necip Fazıl Kısakürek'i çok seven ve izinden giden Mehmet Akif İnan'ı sevdim. En çok onları anladım. Onların hocalarına karşı hissettiği hayranlık ve vefa duygusunun bendeki yansımasının adı oldu Mehmet Ali AYDIN.

Değerli hocam, örnek aldığım, nasihatlerini dün gibi hatırladığım, sahip olmak istediğim bütün değerlerin vücut bulmuş hali sizsiniz.

Binlerce talebe yetiştirmiş bir öğretmen,

Hayata ve insanlara karşı duruşumu borçlu olduğum büyük insan,

Yarım asırdan fazla süredir sadece talebelerini değil yaşadığı toplumu da şekillendirmeye çalışmış bir mimarsınız.

Gördüm ki 28 Ekim doğum gününüzmüş.

66. Yaş gününüzü şimdiden kutlarım.

Rabbim bizleri sizin gibi değerli hocaların gölgesinden ayırmasın.

Sizden nasihatler alacağımız, sizi bol bol göreceğimiz ve hep içten güleceğiniz uzun, sağlıklı bir ömrünüz olsun inşallah. Resimlerini çektiğiniz kuşlar gibi kanatlanıp uçmayı öğrettiğiniz talebelerinizin yani bizim size uzun yıllar ihtiyacımız var.

SİZİ ÇOK SEVİYORUM "

Eda hocama bu duygu ve düşünceleri için bir kez daha şükranlarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum.

Hepimiz İnşallah daha uzun yıllar sağlıklı, huzurlu, mutlu ve güzelliklerle dolu doğum günleri kutlarız...

Hepinize saygı, sevgi ve hürmetlerimi sunuyorum...