Hepsi sonbahar bu ilde ki, bir insanın değeri dürüstlüğü ise orası son noktadır. Ve bu ülkede ve ilimiz Ordumda kim ne derse desin bir gençlik kara kazanı hız aldı.
Her ay bu ilde Eylül oldu. Yaprak misali bu ilde gençlikte düşen düşene, onları tutacak olan dallar ise sır oldu.
Makamlara gelirken yeşil yeşil yaprak olanı, makamlara oturunca neden sarı sarı hazan olur ki?
Önce bu ilin gençliği bu ilde bitti kurudu, sonra düştüler sokaklara, ezildiler ne iskarpinler fark etti, ne çizmeler.
Bu aralar gençlik çok üşüyor gören yok vallahi. Doktor kansızlık dese de, bence makamlardaki o sahipsiz kişilerin verdiği sonuç. Sabır, her şeyin bir sonu olacak. Ki her makamlardaki yüreklerin insan yüreğindeki dürüstlüğü kadar durduğunu bilmeliler.
Ama ne hikmetse şimdi müdürleri, amirleri takıldı, hepsi Orduluya ve bu ilin insanına nefret. Bu insanına aşk mı, bilemedim, çünkü Şarkiyeliyim birazda geri kafalıyım. Ben gençlik için dil önemli diyorum, sessiz bir gurup, okumaya sırt dönük gençlik, dil bilen kişi sayısı bu ülkede yüzde 30. Çok mu?
Eğitim ise çok değil yüzde 50.
Bazen çek git diyor sezgim de, ben Turkiyeliyim. İçine hiç atma, isyanın ne ise yaz diyor da. Bugün ki ülkemde her evde bir şey pişerken, bu dert mi yoksa mis gibi et mi?
Ben çok ayrılık gördüm kafamda kıyak.
Ve bu insanlar bu ilde hep akşam oldu be. Neden mi? Bu siyaset yüzünden. Bu ilde tek tek gençlik çöktü. Ve insanlara bakıyorum da sanki hepsi SONBAHAR.


