reklamy

Av. Ezgi KARA BAYRAKTAR


HER YETERSİZLİĞİN BİR MÜKAFATI VARDIR

HER YETERSİZLİĞİN BİR MÜKAFATI VARDIR


                                                           

 

Düşüneni, üreteni, emek vereni kendisine rakip görüp hırsa kapılıp acımasızca kötülemek ancak bu ülkedeki ‘’yetersiz ‘’kişilerin işidir. Ne tesadüftür ki ‘’bu hırsın insanları‘’, her alanda kendilerini yerli yersiz övmeyi ve fırsat yaratıp insanlarca övdürmeyi en yegane başarıları olarak görmektedirler.

 

Bir fikir ortaya atmak bir ağacı dikmek gibidir. Fikirleri yeşertmek için harekete geçmek kaçınılmazdır. İdeali olan her insan böyle yapar. Hiçbir kurum kuruluşla bağlantısı olmayan, hiç kimseden emir almayan tek sığınağımız ideallerimizdir. Bunu ideali olmayan insanlar anlayamayacaktır. Bugün güçlü olmak ve insiyatifleri istediklerinize uygulamak ancak vicdanınızı susturacaktır. Halbuki idealler sizlerin günübirlik amaçlarınızdan çok daha ötededir.

 

 Adı konmamış kurallardan biridir. “’Hiçbir başarı cezasız kalmaz.’’ Başarıyı, özgüveni, medeni cesareti, emeği ve bunun gibi birçok şeyi takdir etmek en  zorudur. Çeşitli bahanelerle insanları yapacaklarından alıkoymak sadece, eylemsiz kalan varlığınızda vicdanınızı rahatlatacaktır. Her katma değer üzere eksik arayışınız ancak kendi eksiklerinizi kapatma isteğiniz olacaktır.

 

İzlediniz mi bilmem…Devrim Arabaları filminde duymuştum bu cümleyi ilkin der ki filmdeki Necip adlı karakter “’Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz.’’… Türkiye’nin ilk uçak fabrikasını bilirsiniz. İlk ve son… Bu fabrika Atatürk'ün emriyle kurulmuştur.  2. Dünya Savaşı'na kadar 112 tane değişik uçak imal edilmiştir orada… 1955 yılında, Hollandalılar 30 tane uçak siparişi vermiştir; ama dönemin işletmeler bakanı o siparişleri kabul ettirmemiştir. Hollandalılar da uçakları İngilizlere yaptırmış güzelim uçak fabrikası da traktör fabrikasına dönüştürülmüştür. Dikkatinizi çekerim : TRAKTÖR….

Yani velhasıl kelam ‘’siz kim uçak yapmak kim’’ diyen özgüvensiz yöneticiler yüzünden uçaklar, traktör; idealler, hayal olmuştur…

 

Esasen ‘’kimsenin başaracağına inanmaması, büyük bir avantajdır. “’Anlamasını bilene.. Atalarımız ne derse güzel der. Meyve veren ağaç taşlanır… Herkesin kendi meyvesini verdiği güzel bir ülke hayal ediyorum. Günübirlik kaygılardan; karmaşalardan; hırslardan uzak ve yine herkesin gerçekleştirmek istediği saygın ve hakkaniyetli bir amacının olduğu ve kimsenin bu amaçlar üzerinden birbirlerini yargılamadığı bir ülke….