Her ulusun kendine özel bir kültürü vardır. Kültürde, bir yaşam biçimidir. Bu yaşam biçiminin içinde hem maddi hem de manevi unsurlar söz konusudur. Hatta, manevi unsurlar bir ulusun kültürünü, yani yaşam biçimini daha çok etkiler. Her ulusun kendine göre bir takvimi vardır.
Batı, Hristiyan alemi, bundan ortalama beşyüz yıl önce Gregoryan takvimini takip ediyordu. Batı Hristiyan alemi, zaman içinde, Hz. İsa'nın doğumunu ilginç bir rakama, sıfır rakamına zoraki getirerek bir tarih oluşturmuştur.
Sıfır rakamını , Hz. İsa'nın doğum zamanı, doğum yılı, doğum günü olarak kabul etmiştir. Buna da "Milat" denmiştir. "Milat", doğum anlamına gelir. Yani Hz. İsa'nın doğumu...
Özellikle tarih kitapları, olayları anlatıp zaman bilgisi verirken şu sembolleri (M. Ö - M. S) verir. Milattan önce - Milattan sonra. Yani doğumdan önce, doğumdan sonra... Doğum deyince, Hz. İsa’nın doğumu kastedilir. Buna ilave olarak şu semboller de kullanılır. (İ. Ö) (İ. S) yani İsa'dan önce İsa'dan sonra.
Bir takvimin işleyişi normalde ileriye doğru yönelik olur. Batı Hristiyan alemi Hz. İsa'nın doğumunu sıfıra getirebilmek için, kendilerine göre tarih belirlemişler, belirledikleri bu takvimi geriye doğru işletmişlerdir... Tarih hiç geriye doğru işler mi?
Batı Hristiyan alemi tarih başlangıcı olarak dördüncü bin yıl olarak kabul etmişler, yılları geriye doğru saymışlar! Nihayet, tarihi, günleri, geri getire getire sıfır tarihini Hz. İsa'nın doğum tarihine uygun düşürmüşlerdir.
Tarih hiç geri geri işler mi? O tarihlerde yaşayan insanlar ve uluslar kendilerinin dördüncü bin yılında yaşadığını biliyorlar mıydı ? Veya yüzyıllar sonra gelen insanlara "Biz dördüncü bin yılda yaşıyoruz bundan haberiniz olsun, bizde tarih geriye doğru geliyor" mu demişler? Kaldı ki o yüzyıllarda ne Roma imparatorluğu, ne Bizans, ne de Hristiyanlık vardı? İhtimalki o yüzyıllarda yaşayan ulusların takvimleri de farklıydı!
Neyse, gelelim bir peygamberin, Hz. İsa'nın doğumunun kutlanmasına... Batı ve Hristiyan aleminin özellikle Hz. İsa'nın doğum gününü kutlamak için sabırsızlıkla beklediği gün veya gece... Yahu! bunların bir peygamberin doğum günü kutlaması da çok ilginç! Hiç kimse ne bir İncil okuyor ne de Hz. İsa için gözyaşı döküyor? Ne de Hz. İsa'nın fazilet ve erdemlerinden bahsediyor? Ne de kendilerini manevi olarak tazeliyor?
Sahi! Batı veya Hristiyan aleminin din adamları ve yöneticileri bu erdem ve fazileti vatandaşlarına niye kazandıramadılar?
Doğum günü mü kutluyorlar yoksa kendilerini mi kutluyorlar? Hiç kimsenin Hz. İsa'nın doğum gününü kutladığı yok! Herkes kendisini kutluyor!
Yılbaşı bahane! Eğlenmek şahane!
