Bugün, 8 Mart 2026 Pazar

Muzaffer GÜNAY (ÇOCUK MASALLARI)


HÜKÜMDAR KIZIL ASLAN

ÇOCUK MASALLARI


Bir zamanlar, Kızıl Aslan adında çok ünlü bir hükümdar varmış. Bu hükümdarın kalesi çok yüksek ve gösterişliymiş. Ovadaki atlar bile, kalenin burçlarından bir karınca gibi görünüyormuş.

Gösteriş içindeki Kızıl Aslan, hâlinden pek memnunmuş. Atalarından kalma bu görkemli kale gibi başka bir kale yokmuş. Bunu düşündükçe, gururdan başının göğe değdiğini sanırmış.

Bu hükümdar, bazen uzak memleketlerden gelen önemli ve büyük kimseleri sarayında misafir edermiş. Onların kalenin yüksekliği, görkemi ve güzelliği ile ilgili görüşlerini sorar, övücü sözler işitince, havalara girer, iyice büyüklenirmiş.

Bir gün, bir saray görevlisi, hükümdarın huzuruna çıkmış. Yerlere kadar eğilerek selam vermiş.

- Hükümdarım, çok uzaklardan bir bilge kişi geldi, sizinle görüşmek istiyor, demiş. Hükümdar, bilge kişinin hemen saraya alınmasını emir buyurmuş.

Bilge adam, onuruna uygun bir şekilde hükümdara selam vermiş. Hükümdar, gerçekten büyük bir insanla karşılaştığını anlamış ve ona saygı göstermiş. Bir süre sohbet etmişler. Sonra, şöyle demiş:

-Ey bilge kişi! Sarayımı nasıl bulduğunu söyler misin?

Bilge adam:

-Elbette kaleniz çok gösterişli. Fakat, içindekiler kalıcı olmadıktan sonra, kalenin ihtişamı ve sağlamlığı bir anlam taşımaz.

Hükümdar:

Ben, bu sözden bir şey anlamadım, demiş.

Bilge kişi:

- Senden önce burada ataların yaşardı. Şimdi onlar nerede? Senden sonra da burada evlatların, torunların yaşayacaklar. Zaman geçecek. Sonra, onlar da gidecek. Geçici olan şeylerle övünme!

Hükümdar Kızıl Aslan, bilge kişinin bu sözlerine hak vermiş. O günden sonra, geçici şeylerle övünmekten vazgeçerek kendini halkına hizmete ve iyilik yapmaya vermiş... Öldükten sonra da adının hayırla anılmasına çalışmış.

(İran Masalı)