Bugün, 18 Ocak 2026 Pazar

Mustafa KÖKSAL


İBRAHİM YÜKSEL HOCA

İBRAHİM YÜKSEL HOCA


Benim 10 yaşımdan beri hayatımda bam başka yeri olan insan. Biz Çambaşın’da Gavur Bükü Obası’na giderdik babam ölünce cici anamla.

Kalırdık 2 ay falan. O sıralarda Çambaşı’nda Kur’an kursu vardı caminin alt tarafında. Genç yakışıklı bir hoca, bizlerde esahtan yaramazdık. Cici anam; “hocam sana emanet bu" dedi. Ve “öğle arasıda Dıgı Mehmet ustaya dedim, ne isterseniz yeyin , ben öderim”dedi.

Ben hergün yakındı cami, obadan yürüyerek kursa geldim.

İsim vermeyeyim çok güzel dostlar vardı, bugün de varlar...

Yaramazdım, çok masasının altında çubuğunu yedim. Hoca Ordu İmam Hatip’te öğrenci idi..

İbrahim hocamla, üniversite bitti, Eyüplü macaram bitti, 1983’te Ordu İmam Hatip okuluna tayin oldum, Almanca öğretmeni olarak. Saçlarım uzun kot bir takım girdim okula, Kemal ağbiye dedim ki, ben Almanca ögretmeni, kayıt burası mı aga?..

Ben aga dedim o bana baktı şaşkın, kim bu manyak demiştir, küccük bir adamdı. İlk muzipliğim başlamıştı.

Orada güzel günlerim oldu 14 yıl. İbrahim hoca ile kısmet burada okulda buluştuk. O gün dedim ki, hocam burada bari çubuk vurma bacaklarıma, gülme gıdıla bizde.

Bir gülüşü oldu, yıkıldım ben.

Güzel adam Nuri hocamında dayısı. Dayı denince ben hep kocaman adam hayal ederdim...

Benim cici anamın sözü şu idi hocaya, "hocam bu sana teslim",.

Ve sonrası Ordu’da Köprübaşı Cami’nde Tevrat  hocam ile Ramazan hocama da bir teslim daha.

Kaç kaçabilirsen.

Bu 3 güzel insanın üzerimde hakkı çok. Ölene rahmet sağ olan hakkı var helal etsin.

Bugün bakıyorum da aynalara hakkaten çok büyümüşüm, vay ki vay, özledim o günleri..