Bir köylünün bir atı varmış.
Bu at, yıllarca sahibine içten bir bağlılıkla hizmet etmiş.
En ağır yükleri, hiç yüksünmeden taşımış. Lâkin, geçen yılların ardından bu hayvan ihtiyarlamış.
Gücü, kuvveti kalmamış. Eskisi gibi iş göremez olmuş. Sahibi, artık atının bir işe yaramadığını görünce şöyle demiş:
- Bana yıllarca hizmet ettin. Her işimi yaptın. Fakat, bundan sonra, benim hiçbir işime yaramazsın. Bu yüzden artık sana bakmayacağım.
At üzülmüş:
-Sonunda böyle mi olacaktı? Ben, ne yer, ne içerim? Kendime nereden yatacak bir ahır bulabilirim? Ne olursun, bana böyle bir kötülük yapma!
Sahibi, ata biraz acımış:
-Öyleyse, ormana git. Bana bir aslan getir. O zaman sana bakmaya devam edeceğim.
At, bir sabah, erkenden ahırdan çıkıp ormana gitmiş. Yolda, bir tilkiye rast gelmiş:
-Merhaba ey genç arkadaş, demiş.
Tilki, ihtiyar atın durumuna üzülmüş.
-Hayrola, buralarda ne işin var senin? Diye sormuş. At:
- Sahibim artık beni işe yaramaz olarak gördü. Bir aslan getirirsem, yemimi vereceğini ve ahırda yer ayıracağını söyledi. Ama, ben bir aslanı sahibime nasıl götürebilirim ki?...
Tilki, ata daha çok acımış.
- Sen şuraya yat, ölü gibi dur.
Ben, bir aslan bulup getireceğim.
At, tilkinin dediğini yapmış.
Tilki de ininde yatan bir aslanı bulmuş.
-Aslan kardeş, benimle gel. Sana güzel bir ziyafet var, demiş.
-Nerede?
- Şu ileride kocaman bir at ölüsü var. Daha yeni ölmüş. Hemen midene indir.
Aslan, daha durur mu? Hemen tilki ile beraber atın yanına gelmiş. Atı görünce iştahı kabarmış. Fakat kurnaz tilki, aslana şöyle demiş:
- Bence, burası uygun değil. En iyisi, atı senin bacaklarına bağlayayım. Bir köşeye götür, öyle ye!
Aslan, çok memnun olmuş. Tilki, atın kuyruğunu aslanın bacaklarına sıkıca bağladıktan sonra:
- Haydi at kardeş, durma. Çek çekebildiğin yere kadar, demiş.
At, aslanı sürükleyerek büyük bir hızla sahibine götürmüş. Atının hala güçlü olduğunu gören köylü, ata daha uzun yıllar bakmış.
(Asya Masalı)
