Bugün, 23 Ocak 2026 Cuma

Mustafa KÖKSAL


İNSANLA

İNSANLA


O insan seline karışıp ta birlikte yürüyebilmek bir yetenek istemez ama dik duruş, omurgalı olmak gerçekten lazım.

Sen bir yeri çok zorlama o anahtar yanlış ise bil ki onu açamaz. Asla kimseye iyi kötü deme. Acele karar verme, Çünkü insan seni şaşırtır ve utanırsın.

Birilerine çok değer verirsin makama gelince kendini hint kumaşı sanır ki o makamlar ne çok insanlar gördü şimdi ya mezarda ya yapayalnız, kimselerin selam vermediği ve bakış bile atmaya tenezzül bile etmediği yerlerde yapayalnız.

Bak şimdi sen ona onca el verdin, destek verdin ki Allah bilen şimdi o seni yük görmüyor mu?

Sana inanmayan her kimse bil ki, ondan sana gardaş, dost olmaz.

Ona herhangi bir tenezzülle gitme, Kendinden ödün verme, zorlama.

Olmuyorsa dedin sessiz kal ve git.

Dik dur ve öyle onurunla onu kaybet.

O hayallerde olmasa, iyi ki var.

Yoksa nasıl sarılırdım ta Ordu’dan sana. Çok istediğim, güvendiğim desteklediğimin enkazında kaldım, buda benim imtihanım. Bu ilde, onlar sayemizde koltuklarda.

Hayallerim yıkıldı, umudum ona yok oldu.

İnsan kayıp ederse, bil ki ona değer verdiği için. Kimin ne olduğunu o makamda anlıyorsun bir şey olmadığını.

Deliler çok gerçekler.

Sahteleri yok.

İyi kardaş yıldız misali, onu makamlar koltuklar kirletemez, maya saglamsa.

Çok görmesen de orada o dersin. Ah deme, ondan her köşe başında çok. Onu gören Rabbim ise, ne ise gereğini o yapar.

İyi ol, sev, güven elini bırakma.

Tertemiz sev ve aldatma eşini sevdiklerini.

Hayat tiyatro misali bu sahnede. Neden iyiler ağlarda kötüler en iyi yerlerde olur?

Bak gardaş, paralı can, en iyi el yetimin başına konmuş eldir.

Sende o başa koy elini gardaş, kaybetmezsin.