Sulardan koruyacak dağa sığınacağım
Bütün dünya batsa da kendim korunacağım
Yavrucuğum Kenan’ım, şu gemiye binesin
Yüreğimi dağlama vakti gelir inesin
Dağlar gibi dalgalar yükselince havaya
Dedikleri olmadı, çıkamadı karaya
Bir tarafta baba Nuh, diğer yanda eş, oğul
Tutma şefkat elinden sular içinde boğul
Yastığa baş koyanlar, davaya taş koyamaz
Eğer öyle olursa gemide yer alamaz
Üzüldü elbette Nuh, eşine ve oğluna
Fakat elden ne gelir, herkes kendi yoluna
O dehşetli dalgalar girdi böyle araya
Nuh bu hali görünce başladı ağlamaya
Ey oğlum, o dalgalar eğer senin başını
Ne faydası olacak artık döksen yaşını
Nasihat dinlemezsen, elden gidersin böyle
Ne yapsın sana baban, varsa bilgin gel söyle
İsyan eden bir evlat, inkar eden bir hanım
Nuh, Allah’ın elçisi kahrolur elbet canın
İsyankar eşiyle ayrılayım demedi
Gemiye binmesine Rabbim fırsat vermedi
En önemli yakınlık elbet din kardeşliği
Sınıfı geçemezsen aşamazsın eşiği
Her şey oraya kadar, yaşantın devam eder
Allah birdir demeyen suya gark olur gider
Ailede bir çok iş kesin annede biter
O nasıl eğitirse evlatta öyle gider
Hem anne hem de oğul Nuh’a karşı geldiler
Aile kutsal çatı ne yazıkki deldiler


