Bugün, 3 Mart 2026 Salı

Muzaffer GÜNAY


İSRAİL NEYİN PEŞİNDE ? ABD'NİN AMACI NE?

İSRAİL NEYİN PEŞİNDE ? ABD'NİN AMACI NE?


Dünyanın  öbür ucundan ( İran'a  12 bin km) kalkıp gel, kargaların  bile güleceği bir  bahane uydurup   dünyanın en kadim uluslarından  olan  Farisilerin (İranlılar menşe itibarı ile  Fars veya Farisi'dir.) tepesine çök.  İsrail denen  nevzuhur  devletin isteği doğrultusunda  ABD ordusunun  üçte birini , İran'ın egemenliğindeki Körfez'e konuçlandırmasını kastediyorum.  
İsrail'in  nihai hedefi  arz-ı  mev'ud... Tevrat'ta  geçer arz-ı mev'ud.  Va'd edilmiş topraklar demek. Nil'den Fırat'a kadar  çok geniş bir coğrafyadır. 
Türkiye'nin güney-doğusu da  buna dahil. Yani va'dedilmiş toprakların  bir kısmı Türkiye topraklarıdır. İsrail, şimdilik  telaffuz  etmese de, vaziyet böyle. İsrail'in  tanrısı  Yahve, ırkçı bir tanrıdır. Kutsal kitapları Tevrat, çeşitli kavimlerin işgalinde olan bu toprakların bir gün, Yahudi egemenliğine geçeceğini müjdeler güya. 
Yahudilik inancına göre, bu mukaddes  ideoloji  er veya  geç, gerçek olacaktır. 
En çok peygamber gönderilen  ırkın Yahudiler olması, elbette  sebepsiz değildir. Çünkü, uslanmayan bir ırktır Yahudiler. Tarih boyunca  sürekli sürgün hayatı yaşamaları sebepsiz değil. 
.....................................
Yahudi, ekonomiyi iyi bilir ve yönetir. Nitekim  dünya  ticareti, sanayisi ve ekonomisinin patronlarının büyük bir kısmının Yahudi  kökenli olmasını  tesadüfle  açıklamak,  olsa olsa ipe un sermek kabilinden  saçmalık olur. Amiyane tabirle bu saçmalığa kargalar bile güler. Bir tek örnek vermek yeter bu meyanda.  ABD gibi süper  devletin  hemen her kademesinde  Yahudi  kökenlilerin ağırlıklı  bir konumda oldukları, sır değil. Daha bir çok  devletin  yönetim kademelerinde Yahudilerin  ciddi bir etkisinin olduğu da keza.
--------------------------------
Biraz uzattığımın  farkındayım. Fakat, bu yazıyı kaleme almaktaki  asli maksadımı belirgin  biçimde ifade etmek için buna ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. 
---------------------------------------------
Demek istediğim şu: İsrail, nüfusça küçük bir devlet olabilir; lakin  diplomatik, bilimsel, yönetimsel , askeri v.b. gibi daha başka arenalardaki  gücünün  küresel boyutlarda seyrettiğini görmemek mümkün değil. 
Buradan anlamak gerekir ki,  nitelik, nicelikten  her zaman ve  her  yerde daha  önemlidir, baskındır. 
İsrail, bir, iki gün gibi kısa bir zaman zarfında, İran'a ciddi manada zarar veren saldırılarda bulundu ve bu süreç ara ara devam edecek  gibi  gözüküyor. 
Dileyelim ki, İsrail'in bu sınır tanımaz  saldırıları, daha  beter, daha  berbat  bir sürece girmeden sonlanır.