reklamy

Öznur GÖZÜDOK


KADINLAR, CİNAYETLE ANILMASIN!

KADINLAR, CİNAYETLE ANILMASIN!


Kadınlar; Amerika’da tecavüze uğruyor, İran’da idam ediliyor, Afganistan’da kurşuna diziliyor, Tayland’da fuhuşa zorlanıyor, Mısır’da Tahrir Meydanı’na alınmayarak şiddetin farklı yönlerine maruz kalıyorlar. Kadına yönelik şiddet, Türkiye’nin de başlıca sorunu olarak gündemdeki yerini koruyor.

Pişmanlık belirtiği için tutuksuz yargılanan kocası tarafından öldürülen Ayşe Paşalı, cezaevinden salınan kocası için 23 kez şikâyette bulunmasına rağmen korunmayan ve öldürülen Ayşe Tuba Arslan, “ölmek istemiyorum” sözleri hala kulaklarımızda çınlayan Emine Bulut’un, kendi kanıyla onu yaralayanın adını yazan Nurtaç Canan'ın daha geçen yıl bizim kentimiz Ordu’da yani yanı başımızda evinin önünde hunharca katledilen Ceren Özdemir'in, yine geçenlerde Fatsa’mızda katledilen Sema Dağ, bugün ise kadına yönelik şiddetin en son hedefi gencecik yaşında yaşamdan koparılan Pınar Gültekin ve niceleri kadına yönelik korkunç şiddetin kurbanı oldular.

Kadına şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporunun verilerine göre, 2020 Ocak ve Şubat aylarında 49, 2018 yılında 440, 2019 yılında 474 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

Erkek şiddetinden kaçanlara destek sağlayan Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na 2018 yılında ilk defa başvuru yapan kadın sayısı 800 iken, bu sayı artış göstererek 2019 yılında 944'e ulaştı. Bu rakamlar bize gösteriyor ki, kadına yönelik şiddet ekonomik sosyal politik kültürel nedenler ile artıyor.

Tüm bu rakamlar gösteriyor ki, bugünün ve geleceğin en büyük sorunu haline gelen kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin sonu hiç gelmeyecekmiş gibi görünüyor.

Oysa ki, kadın seni doğurandır. Oysa ki kadın anadır, bacıdır, eştir, kardeştir. Herşeyden önce varlığıyla seni büyüten, gözeten, sana hayat arkadaşı olan, senin gibi bir insandır. İnsan insana, sevdiğine kıyar mı? Anlaşamıyorsanız boşanın, öldürmek de nedir? Bu kadar kötü bir sonu hiç kimse hak etmiyor.

Kadının adı şiddetten anılacağına, onun başarısıyla anılsa, güzel ailesiyle anılsa, örnek gösterilecek işleriyle, etrafına dağıttığı sevgiyle anılsa güzel olmaz mı?

Bu nedenle; bundan böyle Ayşe Paşalı’lar, Emine Bulut’lar, Ceren Özdemir’ler, Sema Dağ’lar ve Pınar Gültekin’ler ölmesin...Hayat yaşadıkça güzel...

Sevgiyle kalın, kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin son bulduğu bir dünya diliyorum.